MAHKEMESİ : Bursa 4. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 18/06/2013
NUMARASI : 2013/327-2013/405
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu vekilinin şikayetinde, Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/131 sayılı iflasın ertelenmesi davasında verilen tedbir kararı uyarınca haczin kaldırılması talebinin icra müdürlüğünce, tedbir kararında "kayden haciz yapıldığı, muhafaza işlemi yapılmadığı"ndan bahisle reddedildiğini ileri sürerek kararın iptalini istediği mahkemece, şikayetin kabulüne karar verildiği görülmüştür.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03.04.2013 tarih, 2013/131 sayılı iflasın ertelenmesi kararı kapsamında verilen tedbir kararının 10/a maddesinde "icra takiplerinin tedbir yoluyla durdurulmasına" denilmiş, parentez içinde ise "kaydi haciz yapılabileceği" derç edilmiştir. Yine bu kararın 10/d maddesinde vergi daireleri ile bankalara intikal eden hak, mevduat ve alacaklar üzerine kaydi haciz yapılabileceği fiili haciz yapılamayacağı açıkça belirtilmiştir.
Bu durumda Ticaret Mahkemesi'nin bu tedbir kararına göre borçlunun 3. şahıslarda bulunan hak ve alacakları üzerine kaydi haciz yapılabileceği ancak fiili haciz yapılamayacağı yani para üzerine haciz konulduktan sonra bu paraların kesin hacze dönüştürülemeyeceği ve ilgililerden istenemeyeceği anlaşılmaktadır.
Somut olayımızda icra müdürlüğünce, kayden haciz yapıldığı fakat muhafaza yapılmadığından haczin kaldırılması talebinin reddedildiği şikayet üzerine mahkeme tarafından da icra müdürlüğünce kayden haciz yapılmış olmasına rağmen hiçbir ayrım ve inceleme yapılmaksızın muhafaza ve fiili haciz varmış gibi tüm hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği için bu kararın isabetsiz olduğu görülmüştür.
O halde mahkemece, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy