MAHKEMESİ : Kızıltepe İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 12/03/2013
NUMARASI : 2012/28-2013/43
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlu, senedin tehditle alındığını ve senedin keşide yerinin sonradan yazıldığını belirterek takibin iptalini talep etmiş, mahkeme, davanın takip edilmeyip süresinde yenilenmediğinden açılmamış sayılmasına karar vermiştir.
Takip dayanağı bononun keşide yerinin sonradan doldurulduğuna yönelik iddia İİK'nun 170/a maddesi kapsamında şikayettir.
İİK'nun 18/3. maddesinde; “aksine hüküm bulunmayan hallerde icra mahkemesi, şikayet konusu işlemi yapan icra dairesinin açıklama yapmasına ve duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını takdir eder; duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir” denilmiştir.
Borçlunun, şikayeti yönünden duruşmaya gelmemiş olması, HMK'nun 320.maddesine göre dosyanın işlemden kaldırılmasını ve sonuçta aynı yasanın son fıkrası uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini gerektirmez. Mahkemece, İİK'nun 18/3.maddesine göre, taraflar gelmeseler bile inceleme yapılıp şikayetin sonuçlandırılması gerekirken, olayda uygulama yeri bulunmayan HMK'nun 150. maddesine göre davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi isabetsizdir.
İİK.nun 169/a-1. maddesinde de “İcra mahkemesi hakimi, itiraz sebeplerinin tahkiki için iki tarafı en geç otuz gün içinde duruşmaya çağırır. Hakim, duruşma sonucunda borcun olmadığının veya itfa veya imhal edildiğinin resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatı halinde itirazı kabul eder. İcra mahkemesi hakimi yetki itirazının incelenmesinde taraflar gelmese de gereken kararı verir.” denilmiştir.
HMK.nun 322/1 maddesi delaletiyle HMK.nun 147/1. maddesinde ise tarafların, ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra tahkikat için duruşmaya davet edileceği hükmünü taşımaktadır.
Somut olayda borçluya duruşma gününü bildirir tebligat yapılmadığı gibi borçlunun, istinabe yoluyla beyanının alınması için ibraz ettiği 21.05.2012 tarihli dilekçesinde de duruşma gününe vakıf olduğu yönünde bir ifadesi bulunmamaktadır.
O halde, borçlunun, borca itirazının incelenmesi amacıyla usulüne uygun olarak duruşma günün kendisine bildirilmesi gerekirken, 21.05.2012 tarihli dilekçe içeriğine göre duruşmadan haberdar olduğu belirtilerek dosyanın işlemden kaldırılması ve daha sonra da HMK.nun 150. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy