MAHKEMESİ : İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 08/05/2013
NUMARASI : 2013/79-2013/403
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlunun daha önce ipotek ettiği taşınmazı hakkında sonradan haczedilmezlik şikayetinde bulunabilmesi için ipoteğin mesken kredisi, esnaf kredisi, zirai kredi gibi zorunlu olarak kurulmuş ipoteklerden olması gerekir. Bunun dışında, borçlunun serbest iradesi ile kurduğu ipotekler, adı geçenin daha sonra bu yerle ilgili olarak meskeniyet iddiasında bulunmasını engeller. Zira, evini kendi iradesi ile ipotek eden borçlunun artık ona ihtiyacı olmadığı kabul edilmelidir.
Ancak, haciz tarihi itibariyle ipotek konusu borcun ödenmiş olması halinde, ipotekle yükümlü bulunmayan taşınmaz hakkında meskeniyet şikayetinde bulunulabilir. Aksi takdirde, kurulan bir ipotek borcu ödenmiş olsa dahi, bundan sonraki tüm hacizler yönünden meskeniyet şikayetinin mümkün bulunmadığı gibi kabul edilemeyecek bir sonuç ortaya çıkar.
Somut olayda, şikayete konu taşınmazında haciz tarihinden önce 19.12.2008 tarihinde AŞ. Lehine tesis edilen 11841 yevmiye numaralı ipoteğin mevcut olduğu, mahkemece yeterli araştırma yapılmaksızın taşınmaz üzerine konulan ipoteğin zorunlu olarak kurulmuş ipoteklerden olmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, taşınmaz üzerine A.Ş. lehine konulan ipoteğe ilişkin ipotek akit tablolarının tapudan, ipotekle ilgili kayıt ve belgelerin adı geçen bankadan getirtilerek ipoteğin zorunlu ipoteklerden olup olmadığı belirlenmeli, zorunlu ipotek olduğunun ya da zorunlu ipotek olmasa bile haciz tarihi itibariyle ipoteğe konu borcun tamamen ödendiğinin tespiti halinde haczedilmezlik şikayetinin esası incelenmeli ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Anılan hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy