MAHKEMESİ : İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 29/05/2013
NUMARASI : 2012/380-2013/493
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlu, hakkında başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde; ödeme emrinin tebliği üzerine süresinde icra mahkemesine başvurarak imzaya itiraz etmiştir.
İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2008/1552 E. sayılı dosyasında yapılan yargılamada, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda, adli tıp ve grafoloji uzmanınca düzenlenen 09.11.2009 tarihli bilirkişi raporunda, çekteki imzanın borçlunun eli mahsulü olduğunun bildirildiği, rapora itiraz üzerine alınan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin 30.11.2010 tarihli mütalaasında ise, çekteki imzanın borçlunun eli ürünü olmadığının rapor edildiği, mahkemece Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin 30.11.2010 tarihli raporuna itibar edilerek itirazın kabulü ile borçlu yönünden icranın durdurulmasına karar verildiği, İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 04.02.2011 tarih 2008/1552 E., 2011/136 K. sayılı imzaya itirazın kabulüne dair kararının Dairemizin 20.02.2012 tarih 2011/18615 E., 2012/4686 K. sayılı kararı ile “Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin imza incelemesinde son mercii olarak kabulü mümkün bulunmayıp, raporun anılan kurumdan alınmış ve heyetçe düzenlenmiş olması yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre ona üstünlük sağlamayacağından bu rapora itibar edilerek sonuca gidilemez... O halde mahkemece, borçlunun delil listesinde bildirdiği kurumlardan usulüne uygun olarak borçlunun imza örneklerinin bulunduğu belge asılları da getirtilerek, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeniden ve ehil bilirkişilerden oluşacak bir kuruldan mütalaa alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir” gerekçesiyle bozulduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam edilmiş, mahkemece resen seçilen Adli Tıp Kurumu Fizik İncelemeler İhtisas Dairesi belge inceleme ve sahtecilik uzmanı bilirkişi Hüseyin Şahin, 24.04.2013 tarihli bilirkişi raporunda senetteki imzanın davacı borçlunun eli ürünü olmadığı yönünde kanaat bildirmiş, mahkemece 24.04.2013 tarihli bu rapor esas alınarak imzaya itirazın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde bozma ilamının gereği yerine getirilmemiştir. Bozma ilamında, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeniden ve ehil bilirkişilerden oluşacak bir kuruldan mütalaa alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğine işaret edildiği halde, yine tek bilirkişi tarafından tanzim edilen rapor ile sonuca gidilmesi isabetsizdir. Mahkemece yapılacak iş, bozma ilamında belirtilen ilkeler doğrultusunda raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için ehil bilirkişilerden oluşacak bir kuruldan mütalaa alınarak sonucuna göre karar verilmesidir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy