MAHKEMESİ : Bolu İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 29/01/2013
NUMARASI : 2012/417-2013/44
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 16.05.2013 tarih, 2013/8989 Esas-2013/19045 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Temyiz eden tarafın alacaklı olduğu nazara alındığında temyiz konusu miktar 17.721.-TL olup, bu miktar da karar tarihi itibariyle uygulanması gereken İİK'nun 363. maddesinde öngörülen temyiz sınırının üzerinde olduğundan, icra mahkemesi kararının temyizi kabildir. Bu nedenle alacaklının karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin, ek kararın onanmasına dair 16.05.2013 tarih ve 2013/ 8989 – 19045 E.K. sayılı kararının ve icra mahkemesinin temyiz dilekçesinin reddine ilişkin 2012/ 417 E. 2013/ 44 K. sayılı 05.02.2013 tarihli ek kararının kaldırılmasına oybirliği ile karar verilerek, mahkemenin aynı sayılı 29.01.2013 tarihli asıl kararına yönelik temyiz itirazlarının incelemesine geçildi;
Alacaklı tarafından genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine başlandığı, borçlunun takip tarihinden sonrası için kademeli faiz oranlarının uygulanması istemiyle icra mahkemesine başvurduğu görülmektedir.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu, aynı Kanun'un 648. maddesi gereğince 01 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 6101 Sayılı Türk Borçlar Kanunu' nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 7. maddesinde, görülmekte olan davalara ilişkin olarak, "Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76'ncı, faize ilişkin 88'inci, temerrüt faizine ilişkin 120'nci ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138'inci maddesi, görülmekte olan davalarda da uygulanır" şeklinde düzenleme getirilmiştir. İcra takibi de dava gibi düşünüleceğinden, 6098 Sayılı TBK'nun anılan hükümlerinin henüz sonuçlanmamış icra takiplerinde de uygulanması gerekir (HGK'nun 12.09.2012 tarihli, 2012/19-314 E, 2012/557 K. Sayılı kararı).
6098 Sayılı TBK'nun faiz ve temerrüt faizine ilişkin 88. ve 120. maddeleri gereğince değişen oranlarda faiz oranlarının uygulanabilmesi için talep edilen faiz oranının takip tarihi itibariyle ticari veya yasal faiz oranına denk olması gerekir. Böyle bir durumda alacaklının ticari ya da yasal faiz istediğinin kabulü gerekeceğinden, faizin anılan faiz türlerine göre değişen oranlarda hesaplanması gerekmektedir
Ancak, ödeme emrinde talep edilen faiz oranının yasal ve ticari faizin üzerinde olması ve itiraz edilmeksizin kesinleşmesi durumunda anılan faizin uygulanması gerekecektir.
Somut olayda, alacaklı tarafından takipte istenen % 84 işleyecek faiz oranının, takip tarihinde geçerli olan ticari veya yasal faiz oranına denk gelmediği ve bu oranların oldukça üzerinde olduğu görülmektedir. Bu nedenle alacaklının talebinin ticari faiz olduğu sonucuna varılamaz.
Borçlunun yasal sürede ödeme emrinde talep edilen faiz oranına itiraz etmemesi üzerine kesinleşen bu oran üzerinden faiz hesaplanması gerekir.
O halde mahkemece, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 88 ve 120. maddeleri dikkate alınarak ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle, kesinleşen % 84 faiz oranı üzerinden hesaplama yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, olayda uygulama yeri olmayan avans faizi üzerinden hesaplama yapan bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy