MAHKEMESİ : Kayseri 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 12/04/2013
NUMARASI : 2013/259-2013/327
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 11.07.2013 tarih, 2013/16973-25857 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlular aleyhine bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibinde, borçlular örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine 5 günlük yasal süre içerisinde icra mahkemesine başvurusunda borca, faize itirazları ve sair şikayetleri yanı sıra, takip dayanağı senet nedeni ile ödememe protestosu keşide edilmediğinden alacaklının takip hakkı bulunmadığını ileri sürmüşler, mahkemece duruşma açılmaksızın dosya üzerinden, davanın reddine karar verilmiştir.
İİK'nun 169/a-1 maddesine göre; “İcra mahkemesi hakimi, itiraz sebeplerinin tahkiki için iki tarafı en geç otuz gün içinde duruşmaya çağırır. Hakim, duruşma sonucunda borcun olmadığının veya itfa veya imhal edildiğinin resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatı halinde itirazı kabul eder. İcra mahkemesi hakimi yetki itirazının incelenmesinde taraflar gelmese de gereken kararı verir.”
İcra mahkemesi, borca itiraz hakkında uygulanan İİK.nun 169/a-6. maddesi gereğince incelemesini mutlaka duruşmalı olarak yapmalıdır.
Mahkemece İİK'nun 169/a-1. maddesi uyarınca duruşma açılması ve inceleme yapılması gerekirken, duruşma açılmadan, savunma hakkı verilmeden evrak üzerinde yapılan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Diğer yandan, takip dayanağı bononun tanzim tarihi itibariyle yürürlükte olan TTK'nun 690.maddesinin göndermesiyle bonolarda da uygulanması gereken aynı Kanunun 626. ve 642/2.maddeleri gereğince keşideci protesto edilmediği takdirde hamil, kabul eden kimse (keşideci) hariç olmak üzere cirantalara karşı müracaat hakkını kaybeder. Bu husus, İİK'nun 170/a-2.maddesi gereğince süresinde yapılan itirazlarda icra mahkemesince re'sen gözetilmelidir.
Somut olayda muteriz borçlulardan Ö.K. ve A.R.K. takip dayanağı bononun cirantaları olup, adı geçenler hakkında takip yapılabilmesi için keşideciye protesto keşide edilmesi zorunludur. Her ne kadar mahkeme gerekçeli kararında keşidecinin protesto ediliği belirtilmiş ise de, icra takip dosyası içinde herhangi bir protesto evrakına rastlanmamıştır.
Hal böyle olunca; mahkemece protesto keşide edilip edilmediği hususunun re’sen araştırılarak, yok ise İİK.'nun 170/a maddesi uyarınca işlem yapılmamış olması nedeniyle de mahkeme kararının bozulması gerekir iken onandığı anlaşıldığından Dairemiz onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Borçluların karar düzeltme istemlerinin kabulü ile Dairemizin 11.07.2013 tarih ve 2013/16973-25857 sayılı onama kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 09/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.