MAHKEMESİ : Malkara İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 01/03/2013
NUMARASI : 2013/11-2013/23
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayet istemine konu olan ... parsel sayılı taşınmaz üzerine Malkara İcra Müdürlüğü'nün 2010/1390 Esas sayılı dosyasından 08.02.2011 tarihinde;2010/950 Esas sayılı dosyasından 31.05.2011 tarihinde;2012/492 Esas sayılı dosyasından 22.06.2012 tarihinde ve aynı icra müdürlüğünün 2006/1128 Esas sayılı dosyasından 21.06.2012 tarihinde haciz tesis edildiği,haciz tarihleri itibariyle taşınmazın borçlu ...adına kayıtlı olduğu, anılan taşınmaz hakkında şikayetçi ... tarafından borçlu ... aleyhine Malkara Asliye Hukuk Mahkemesi'nde temliken tescil davası açıldığı, mahkemece, 2008/99-423 sayılı ilam ile 11.11.2008 tarihinde şikayete konu ... Parsel sayılı taşınmazın ... adına olan tapu kaydının iptali ile ... adına tesciline karar verildiği ve sözü edilen ilamın 10.03.2009 tarihinde kesinleştiği;ancak, taşınmazın tapuya tescilinin sağlanmadığı görülmektedir.
4721 Sayılı TMK'nun 705. maddesine göre; "Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır.''
Bu durumda,yukarıda değinilen yasal düzenleme uyarınca, şikayetçi ... ,kesinleşen mahkeme ilamı ile tescilden ve dolayısıyla haciz tarihlerinden önce şikayete konu taşınmaz mülkiyetini kazanmış bulunmaktadır.
Öte yandan, haciz tarihi mülkiyetin tespiti açısından önem arzeder ise de; somut olayda gözlemlendiği gibi hacizden önce kesinleşen mahkeme ilamı ile mülkiyet hakkının sona ermesi durumunda, tapu kaydının aleniyeti kadar hukuki değer arzeden kesinleşmiş mahkeme kararının (ilamın) göz ardı edilmesi mümkün değildir. Zira,şikayetçi malikin taşınmazın kendisine ait olduğunu ispat açısından elindeki kesin hüküm karşısında başvurabileceği başka bir hukuki yol yoktur.
Hal böyle olunca, şikayetçi lehine verilen ve kesinleşmiş tapu iptali ve tescil kararından sonra konulan hacizler sonuç doğurmayacağından, şikayetin kabulü ile icra müdürlüğünce tapu kaydına konulan haciz şerhlerinin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy