MAHKEMESİ : İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 01/07/2013
NUMARASI : 2013/586-2013/532
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız takipte,borçlulardan ..ve ...örnek 7 numaralı ödeme emrinin 17.07.2012 tarihinde tebliğ edildiği,borçlunun tebliğ işleminin usulsüz olduğundan bahisle yaptığı şikayetin İstanbul 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 14.01.2013 tarih, 2012/858 Esas ve 2013/7 Karar sayılı ilamıyla kabulüne karar verildiği,anılan kararın Dairemizin 06.05.2013 tarih ve 2013/8692-17204 sayılı ilamıyla borçlu şirkete yapılan tebligatta yasaya aykırılık bulunmadığından şikayetin reddi gerektiğine değinilerek bozulduğu, bozma ilamından sonra borçlu şirket yönünden haciz uygulanması isteğine ilişkin 11.06.2013 tarihli alacaklı talebinin reddine ilişkin aynı tarihli icra müdürlüğü işlemine karşı icra mahkemesine başvurulduğu anlaşılmaktadır.
İİK.'nun 40. maddesi uyarınca, bir ilamın temyizen bozulması icra muamelelerini olduğu yerde durdurur. Belirtilen yasal düzenleme, sadece ilamlı takiplere özgü olup; genel haciz yolu ile ilamsız takiplerde, ilam söz konusu olmadığından İİK.'nun 40. maddesini uygulama olanağı bulunmamaktadır.
Somut olayda da;yapılan takip, genel haciz yolu ile ilamsız takip olup; takip ilama dayanmadığından, usulsüz tebliğ şikayetine ilişkin mahkeme ilamının temyizen bozulması, icra takibinin olduğu yerde durması sonucunu doğurmaz.
Öte yandan, borçlu şirkete 17.07.2012 tarihinde yapılan ödeme emri tebliğ işleminde yasaya aykırılık bulunmadığından bahisle şikayetin reddi gerektiğinden söz edilerek mahkeme kararı bozulmakla, geçerliliğini ve yerine getirilme niteliğini yitirdiğinden bozmadan sonra alacaklının icra takip işlemlerine devam etmesine ve 11.06.2013 tarihli talep tarihi itibariyle İİK.'nun 78. maddesi uyarınca haciz işlemi uygulanmasına artık bir engel bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca,şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, olayda tatbik yeri bulunmayan İİK.'nun 40. maddesi uyarınca, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy