MAHKEMESİ : İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 11/07/2013
NUMARASI : 2013/235-2013/689
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu ve alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1-Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan alacaklının temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun mahkeme kararının İİK. 366. ve HUMK. 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA),
2-Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Alacaklı tarafından borçlu şirket aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine geçildiği, borçlu vekilinin icra mahkemesine başvurusunda; senedin teminat için verildiğini ileri sürerek takibin iptalini istediği görülmektedir.
Borçlu tarafından dosyaya sunulan 10.10.2006 tarihli protokol ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi başlıklı belgeye alacaklının itirazı bulunmamaktadır. Sözkonusu protokolün sözleşmenin teminatı başlıklı bölümünde 1.200.000 USD bedelli senedin alacaklı lehine keşide edildiğinin belirtilmesi ve takip konusu senedin çizilmeyen kısmında senedin 10.10.2006 tarihli protokolle birlikte tanzim edildiği hususunun yer alması karşısında senedin, kayıtsız şartsız borç ikrarını havi olmadığı sözleşmeye dayalı olarak verildiği anlaşılmıştır. Ayrıca Beyoğlu 35.Noterliği'nin 22.07.2009 tarih ve 32269 yevmiye numaralı alacaklı tarafından borçluya gönderilen ihtarname içeriğinden alacaklının takip konusu senedin teminat senedi olduğunu kabul ettiği de görülmektedir.
Bu durumda, takibe konu belge, TTK'nun 776/b maddesinde belirtilen kayıtsız şartsız muayyen bir bedeli ödemek vaadini içermeyeceğinden kambiyo senedi vasfında değildir.
O halde, alacağın tahsil edilip edilmeyeceğinin yargılamayı gerektirmesi nedeniyle mahkemece, İİK'nun 170/a-2. maddesi gereğince takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda 2 nolu bentte yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), borçludan peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy