MAHKEMESİ : Ankara 13. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/06/2013
NUMARASI : 2013/562-2013/481
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçiler tarafından haciz sırasında M. T.A.'nun icra kefili yapılmışsa da bunun geçersiz olduğu ileri sürülmüş, mahkemece kefaletin düzenlendiği haciz tutanağında borç miktarının yazılı olmamasının bu haczin yapıldığı takip dosyasında ya da ihtiyati haciz kararında alacak miktarı belli olduğundan kefaletin geçersiz olmayacağını gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
İİK'nun 38. maddesi hükümleri icra kefaletlerinin müteselsil kefalet hükmünde olduğunu ve ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabi bulunduğunu düzenlemektedir. İcra kefilliğine ilişkin düzenlemeler ilamların icrasına ilişkin hükümlere tabi olup buna ilişkin başvurular ise ilama aykırılık iddiası olup, İİK'nun 16/2. maddesi uyarınca süresiz şikayete tabidir.
İcra kefaletinin amacı, icra takibine konu edilen ve anında ödenemeyen bir borcun üçüncü kişi (icra kefili) tarafından ödenmesini sağlamaya yöneliktir. İİK'nun 38.maddesinde kefeletin şekli hakkında özel bir hüküm bulunmadığından 6098 sayılı BK'nun 583 maddesi hükmü icra kefilliği içinde geçerlilik şartıdır. Anılan maddenin birinci fıkrasına göre; "Kefalet sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısı ile belirtmesi şarttır. "
Somut olayda, 23.01.2013 tarihinde yapılan haciz sırasında şikayetçi M. T. icra kefili olmayı kabul ettiğini beyan edip tutanağın altına da kefilliği kabul ettiğini el yazısıyla yazmış ve BK'nun 584.maddesi uyarınca eşi Y.'nin muvafakati alınmışsa da tutanağın incelenmesinde kefil olunan miktarın yazılı olmadığı gibi kefilin müteselsil kefil olarak yükümlülük altına girdiğini belirtmediğinden kefaleti geçersizdir.
O halde mahkemece, şikayetçi M.T. A.'nın isteminin kabulüne karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Öte yandan, şikayetçi Y.A.'nın takipte taraf olmadığı halde onun yönünden istemin ise aktif husumet ehliyeti olmadığından reddi gerekirken yazılı şekilde onun yönünden de işin esası incelenerek reddi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.