MAHKEMESİ : İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 11/06/2013
NUMARASI : 2013/206-2013/484
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu ve alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1) Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre borçlunun temyiz itirazlarının REDDİNE;
2-Alacaklının Temyiz İtirazlarının İncelenmesinde;
Şikayetçi tarafından İstanbul ili .....ilçesi..... mahallesi ... mevkiinde bulunan ....ada ... parselde bulunan taşınmazı için meskeniyet iddiasında bulunulmuş, mahkemece yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporuna göre taşınmazın değeri 450.000,00 TL olarak tespit edilmiş, satışta elde edilecek para ile aynı yer veya benzer bir yerde alacağı dairenin fiyatının da aynı olduğu belirtilmiş, mahkemece 22.12.2011 tarihli kararla istemin kabulüyle haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Alacaklının temyizi üzerine Dairemizce 27.09.202 tarih ve 2012/9166-28242 sayılı bozma ilamında kısaca; hükme esas alınan raporda borçlunun oturduğu yerden başka yerlerde de haline münasip evi alabileceği değer belirlenmemiştir. Borçlunun bulunduğu yerden daha mütevazi bir semtte, daha mütevazi koşullarda haline münasip evin değeri belirlenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilip alınan 09.05.2013 tarihli ek bilirkişi raporunda icraca yapılacak satışlarda %50'sine satılacağı dikkate alındığında, intifalı bir taşınmazın satılması halinde bu taşınmazın satılmasında elde edilecek parayla aynı yer veya benzer bir yerde uygun bir taşınmaz alınmasına imkan olmadığı, aynı yer veya benzer mütevazi bir yerde alacağı haline münasip dairenin fiyatı 200.000,00 TL olacağı belirtilmiş, mahkemece bu rapor doğrultusunda istemin kısmen kabulüyle taşınmazın satış bedelinden anılan miktarın borçluya ayrılmasına karar verilmiştir.
İİK'nun 82/12. maddesi gereğince, borçlunun "haline münasip" evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki "aile" terimi, geniş anlamda olup, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. İcra mahkemesince, borçlunun sözü edilenlerle birlikte barınması için zorunlu olan haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tesbit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise satılmasına karar verilmeli ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktar borçluya bırakılmalı, kalanı alacaklıya ödenmelidir. Bu kıstasları aşan nitelik ve evsaftaki yerlerle, makul ölçüleri geçen oda ve salonu kapsayan ve ikamet için zorunlu öğeleri içeren bir meskenin dışındaki yerler, maddede öngörülen amaca aykırıdır. Borçlunun görev ve sıfatı kendisinin yukarıda belirlenenden daha görkemli bir meskende ikamet etmesini gerektirmez.
Mahkemece bozmaya uyulup bilirkişiden ek rapor alınmışsa da rapor bu haliyle hüküm kurmaya elverişli değildir. Zira takip hukukunda asıl olan borcun ödenmesi olup, borçlunun mutlaka meskeniyet şikayetinde bulunduğu yerde veya o yere yakın bir yerde meskeninin bulunması da zorunlu değildir. Bu nedenle borçlunun daha mütevazi niteliklere sahip yerlerde haline münasip meskeni edinebileceği miktarın belirlenmesi zorunludur.
Bu nedenlerle mahkemece borçlunun halihazırda oturduğu . veya benzer semtlerde değil, ... nın daha mütevazi bir semtinde edinebileceği bir konutun esas alınması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda 2 nolu bentte yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.