MAHKEMESİ : Bingöl İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 21/06/2013
NUMARASI : 2013/39-2013/84
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı vekili tarafından çeke dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlu vekilinin takibin işlemsiz bırakılması nedeniyle zamanaşımına uğradığı gerekçesi ve icranın geri bırakılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, istemin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Takip dosyasında ödeme emrinin borçluya 20.12.2011 tarihinde tebliğ edildiği ve 5 günlük süre içinde zamanaşımı itirazında bulunulmadığının anlaşılması karşısında, bu tarihten sonraki süreçte takibe konu çekin zamanaşımına uğrayıp uğramadığını değerlendirmek gerekir.
İİK.nun 71/1.maddesi uyarınca borçluya borcu ödemesi konusunda süre verilmiş olması halinde ödeme taahhüdü süresince zamanaşımı işlemez.
İİK.nun taksitle ödeme başlıklı 111.maddesi son fıkrasında ise; "Taksitlerden biri zamanında verilmezse icra muamelesi ve süreler kaldığı yerden devam eder" düzenlemesine yer verilmiştir.
Taksitlendirme sözleşmesinde ödemeyi ikiye ayırmak gerekir. Birincisi İİK.nun 111.maddesinin 1. ve 2.fıkralarında düzenlenen borçlunun yasal hakkından doğan taksitlendirme, ikincisi ise, alacaklının kabulüne bağlı olan taksit sözleşmesi ile yapılan taksitlendirmedir.
Buna göre, taraflar arasında 22.05.2012 tarihli haciz sırasında icra memurunca tutanağa yazılmak suretiyle düzenlenen taksit sözleşmesi, İİK.nun 111.maddesinin 3.fıkrası kapsamında taksit sözleşmesi niteliğindedir. Sözleşme gereğinin yerine getirildiğinden söz edilebilmesi için sözleşmede belirtilen taksit dönemi içinde alacaklı yanca ödemenin beyan edilmesi ve tahsil harcının yatırılması gerekir. Ancak bu suretle aynı maddenin son fıkrası hükmünün uygulanması mümkün olabilir. Takip dosyasında borçlu yanca icra dosyasına para yatırıldığına bir bilgi belge, makbuz bulunmuyor ise de, alacaklının icra mahkemesine verdiği 19.07.2012 tarihli dilekçesinde 25.06.2012 tarihinde yatırılması gereken 2. taksidin yatırılmamış olması sebebiyle borçlunun cezalandırılmasını istediği, bu durumda yukarıda ki açıklamalar ışığında zamanaşımı süresinin ikinci taksit tarihi olan 25.06.2012 tarihinden itibaren yeniden işlemeye başlaması ve bu tarihten itibaren 6 ayı aşkın bir süre icra dosyasında zamanaşımını kesen bir işlem yapılmamış olması karşısında, mahkemece zamanaşımı şikayetinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.