MAHKEMESİ : İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 16/04/2013
NUMARASI : 2012/515-2013/294
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki 3.kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı vekilinin, 3. kişi bankanın İİK.m. 89/1 haciz ihbarnamesine itirazının hukuka aykırı olduğunu iddia ederek alacak tutarının tazminat olarak kendilerine ödenmesini talep ettiği mahkemece tazminat talebinin kabulüne karar verildiği görülmüştür.
İİK.nun 89/4.maddesinde "Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338.maddesinin 1.fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir. İcra mahkemesi tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder” denilmiştir.
Somut olayda 3. kişi banka vekilinin itirazında, haciz tutarı kadar, bankanın borçlunun hesabından alacağının olduğunu, hesaplar üzerinde bankanın rehin, takas, mahsup ve hapis haklarının bulunduğunu, bu haklardan sonra gelmek üzere ...303 nolu hesaptaki mevcut 91,04 TL'nin ½ si üzerine haciz işlendiğinin bildirildiği, 27.01.2013 tarihli bilirkişi raporunda ise 89/1 ve 2 haciz ihbarnamelerinin tebliğ tarihinde borçlunun, 3. kişi bankadaki hesaplarında 209.664,21 TL, 2,91 $ ve 0,32 € varlığının bulunduğunu, buna karşılık aynı tarihlerde borçlunun banka şubesine borçlarının da 216.800 TL olduğunu, borçlulara ait risklerin, hesap kat ihtarnamesi keşidesi, depo davaları ve icra takibi bulunmayışı nedeniyle muaccel olmadığını bildirdiği anlaşılmıştır.
İİK'nun 89/4. maddesine göre haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi itibariyle üçüncü kişinin verdiği cevabın gerçeğe aykırı olduğunun, alacaklı tarafça ispat edilmesi halinde, üçüncü kişi haciz ihbarnamesinde belirtilen bedelle tazminata mahkum edilir.
Her ne kadar mahkemece, haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinde bankanın muaccel bir alacağı bulunmadığı gerekçesiyle şikayet kabul edilmiş ise de, bilirkişi raporuna göre ihbarname tarihinde borçlunun banka hesabındaki varlığından daha fazla bankanın borçludan alacağı bulunmaktadır. Alacağın muaccel olmaması üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu anlamına gelmez. Çünkü onun alacağı açısından risk mevcuttur.
O halde mahkemece, talebin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsizdir.
./..
-2-
SONUÇ : 3.kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy