MAHKEMESİ : İstanbul 20. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 21/09/2012
NUMARASI : 2012/727-2012/855
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
İcra mahkemesi kararında, hükmün kesin olarak verildiğinin yazılı bulunması, bu kararın temyiz incelemesinin yapılmasına engel değildir. Temyiz talebinin reddine konu mahkeme kararının gerek miktar ve gerekse içerik itibariyle İİK.nun 363 gereğince temyizinin kabil olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle İstanbul 20. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 21/9/2012 tarih ve 2012/727-855 sayılı temyiz talebinin reddine dair kararının kaldırılmasına oybirliği ile karar verildi.
Alacaklı tarafından borçlular hakkkında başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinde borçlular vekilinin icra mahkemesine başvurusu, alacaklı vekilinin geçerli bir vekaletname olmaksızın yaptığı icra takip işlemlerinin geçersizliğine ilişkin olup, mahkemece şikayetin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İcra memurunun işleminin yasaya veya olaya uygun bulunmaması nedeniyle icra mahkemesine başvurularak şikayet yolu ile kaldırılmasının istenmesi kural olarak 7 günlük süreye tabidir. Şikayet süresi, şikayet konusu işlemin öğrenildiği günden başlar(İİK.nun 16/1). Bu kuralın iki önemli istisnası vardır:
1-Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikayet olunabilir(m.16/2). Bu hükmün amacı, ilgilileri icra memurunun bir hakkı yerine getirmekten kaçınmasına karşı korumaktır.
2-Kamu düzenine aykırı olan işlemlere karşı da süresiz şikayet yoluna gidilebilir. Anılan ilke doktrinde benimsenmiş ve Yargıtay uygulamalarında da kabul edilmiştir.
Başvuru bu hali ile icra takibinde temsille ilgili olup bir hakkın yerine getirilmesine ilişkin olduğundan İİK'nun 16/2. maddesi uyarınca bu husustaki şikayet süreye tabi değildir.
O halde mahkemece şikayetin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, istemin süreaşımı nedeniyle reddi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy