MAHKEMESİ : Bakırköy 5. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 02/04/2013
NUMARASI : 2012/1950-2013/390
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine geçilmiştir. Borçlunun, yasal süresi içinde icra mahkemesine yaptığı başvuruda, alacaklının, kendisini dolandırması nedeniyle yapılan soruşturma ve yargılama sonunda, dolandırıcılık suçundan dolayı ceza aldığını, takibe konu olan senedin bu ilişkiden doğduğunu ileri sürerek borca itiraz ettiği, mahkemece, takibe konu olan senet, Asliye Ceza Mahkemesince yargılaması yapılan gayrimenkul devriyle ilgili olarak düzenlenmiş olup, bu işlemin hukuka aykırı olduğu anılan mahkemece tespit edildiğinden, hukuka aykırı işlem nedeniyle düzenlenen senet hüküm ifade etmeyeceğinden bahisle itirazın kabulüne, takibin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK.nun 169/a-1.maddesi gereğince borcun bulunmadığı veya itfa yahut imhal edildiği resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile kanıtlanmalıdır.
Somut olayda borçlunun itfa itirazına dayanak yaptığı İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/173 E -546 K sayılı dosyasında verilen karar, borçlunun babasına ait gayrimenkul devri ile ilgili dolandırıcılığa ilişkin olup, takip konusu bonoyla bir ilgisi bulunmamaktadır. Takip konusu bono, tarafların kabulünde olduğu üzere cezanın ertelenmesinden önce borçlu ve alacaklı arasında tapu devri sırasında düzenlenmiş olup, alacaklı, bononun, yapmış olduğu masraflara karşılık düzenlendiğini iddia etmektedir. Alacaklının, bono bedelinin tahsil edildiğine dair kabul beyanı bulunmadığına ve ceza mahkemesi kararı da doğrudan takip konusu bono ile ilgili olmadığına göre, anılan ceza mahkemesi kararı İİK'nun 169/a-1 maddesi hükmüne uygun yazılı belgelerden kabul edilemez.
O halde mahkemece usulünce ispat edilemeyen borca itirazın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Kabulü göre de; borca itiraz hakkında İİK.nun 169/a maddesinin uygulanması gerekmekte olup, anılan maddenin 5. fıkrasında “İtirazın kabulü kararı ile takip durur” hükmü yer almaktadır. Mahkemece, borçlunun, borca itirazı kabul edildiğine göre, İİK.nun 169/a-5. maddesi uyarınca kabul edilen miktar ve ferileri için takibin durdurulması yerine, takibin iptali yönünde hüküm tesisi de doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy