MAHKEMESİ : Kayseri 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 30/01/2013
NUMARASI : 2012/558-2013/72
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlunun, alacaklının rakamla "3.000,00 TL" olan bedelden farklı olarak yazıyla "on üç bin TL" olan bedel üzerinden senedi takibe koyduğunu, ayrıca böyle bir senedi imzalamadığını ileri sürerek borca ve imzaya itiraz edip takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece tahrifat yönünden istemin kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
1-Mahkemece gerekçe kısmında, borçlu N. Ö. adına atılı imzaların borçlunun eli ürünü olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği ve senetteki imzanın borçluya ait olduğu belirtilmesine rağmen kararın hüküm kısmında imzaya itiraza ilişkin ayrı bir hüküm kurulmaması isabetsizdir.
2-Takibin dayanağı olan 20.02.2011 tanzim tarihli bono üzerindeki imzanın borçlunun eli ürünü olduğu, bononun rakamla gösterilen bedel bölümünün "3.000,00" iken yazı ile gösterilen bedel bölümünün farklı özellikteki ikinci bir kalemle "onüçbin" olarak yazılmış olduğu grafoloji ve sahtecilik uzmanı bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olup, bononun boş olarak verildiği ve yazı ile gösterilen bedelin sonradan anlaşmaya aykırı olarak yazıldığı ancak yazılı delille ispat edilebilir.
Takip dayanağı bononun tanzim tarihi itibariyle yürürlükte olan 6762 Sayılı TTK'nun 690. maddesinin göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 588/1. maddesi gereğince, bonoda rakamla gösterilen bedel ile yazı ile gösterilen bedel arasında fark olması durumunda, yazı ile gösterilen bedele itibar edilir.
Somut olayda, takip dayanağı senedin yazı ile yazılan bedel kısmında herhangi bir tahrifat iddiası ileri sürülmediği gibi, esasen bu bölümde tahrifat da tesbit edilmediğinden ve senedin boş olarak verilip anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu yazılı delille de ispat edilemediğinden, bonoda rakamla gösterilen bedel ile yazı ile gösterilen bedel arasında fark olması halinde, yazı ile yazılan değer üzerinden (onüçbin TL) takip yapılmasında yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
O halde mahkemece borçlunun imzaya ve borca itirazlarının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.