MAHKEMESİ : Antalya 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/07/2013
NUMARASI : 2013/513-2013/649
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak borçlular aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız takipte, borçlular vekilinin, borçlu şirket yönünden, ticaret mahkemesince iflasın ertelenmesi davası kapsamında verilen tedbir kararına istinaden, borçlu A.B. yönünden ise, senedin protokol kapsamında şarta bağlı verilip kambiyo senedi vasfı taşımadığı iddiası ile takibin iptalini talep ettiği, mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda şikayetlerin reddine karar verildiği görülmüştür.
Borçlu şirket hakkındaki iflasın ertelenmesi davasında, Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09.05.2013 tarih ve 2013/87 Esas sayılı dosyasında “…iflasın ertelenmesi isteği hakkında bir karar verilinceye kadar İİK.nun 206. m. 1. fıkrasında yazılı alacaklar için haciz yoluyla yapılan yada yapılacak takipler hariç olmak üzere davacı şirket aleyhine 6183 sayılı kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılmamasına ve yapılmış olan takiplerin tedbiren durdurulmasına” şeklinde tedbir kararı verildiği görülmüştür. Bu bağlamda verilen tedbirin kapsamı dikkate alındığında borçlu şirket hakkında tedbir kararından sonra yapılan icra takibinin iptaline karar verilmesi gerekirken, istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Diğer taraftan, İİK'nun 169/a-1 maddesine göre; “İcra mahkemesi hakimi, itiraz sebeplerinin tahkiki için iki tarafı en geç otuz gün içinde duruşmaya çağırır. Hakim, duruşma sonucunda borcun olmadığının veya itfa veya imhal edildiğinin resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatı halinde itirazı kabul eder. İcra mahkemesi hakimi yetki itirazının incelenmesinde taraflar gelmese de gereken kararı verir.” hükmü düzenlenmiştir.
Borçlu ’nin senedin protokol kapsamında şarta bağlı verildiğine dair itirazı borca itiraz niteliğinde olup, mahkemece İİK'nun 169/a-1 maddesi uyarınca duruşma açılması ve inceleme yapılması gerekirken, duruşma açılmadan, savunma hakkı verilmeden evrak üzerinde yapılan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi de isabetsizdir.
SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre borçlu A. B.hakkındaki diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.