MAHKEMESİ : Alanya 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 12/07/2013
NUMARASI : 2013/92-2013/375
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklının genel haciz yoluyla başlattığı ilamsız icra takibinin borçlunun itirazı üzerine durduğu itirazın iptali davası sonucunda Alanya 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2005/44 E, 2012/439 K. sayılı kararıyla itirazın iptaline karar verildiği, verilen kararın kesinleştiği, borçlu vekilinin, takip konusu borç müvekkili tarafından ödenmesine rağmen bakiye alacağın ödenmesi için muhtıra çıkarıldığını iddia ederek bu işlemin iptalini talep ettiği, mahkemece, şikayetin kabulüne karar verildiği görülmüştür.
6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 648. maddesi gereğince 01 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 7. maddesinde, görülmekte olan davalara ilişkin olarak, "Türk Borçlar Kanunu'nun kamu düzenine ve genel ahlâka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76. faize ilişkin 88. temerrüt faizine ilişkin 120. ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138. maddesi, görülmekte olan davalarda da uygulanır." şeklinde düzenleme getirilmiştir. İcra takibi de dava gibi düşünüleceğinden, 6098 Sayılı TBK'nun anılan hükümlerinin henüz sonuçlanmamış icra takiplerinde de uygulanması gerekir (HGK'nun 12.09.2012 tarihli, 2012/19-314 E, 2012/557 K. sayılı kararı).
6098 Sayılı TBK'nun faiz ve temerrüt faizine ilişkin 88. ve 120. maddeleri gereğince değişen oranlarda faiz oranlarının uygulanabilmesi için talep edilen faiz oranının takip tarihi itibariyle ticari veya yasal faiz oranına denk olması gerekir. Böyle bir durumda alacaklının ticari ya da yasal faiz istediğinin kabulü gerekeceğinden, faizin anılan faiz türlerine göre değişen oranlarda hesaplanması gerekmektedir
Ancak, ödeme emrinde talep edilen faiz oranının yasal ve ticari faizin altında veya üstünde olması durumunda itiraz edilmeksizin kesinleşmesi nedeniyle takip sonuna kadar anılan faizin uygulanması gerekecektir.
Somut olayda takip tarihi olan 21.04.2004 tarihinde yasal faiz oranının %43 olmasına rağmen alacaklının bu oranın altında %40 oranında faiz istediği anlaşılmıştır. Bu nedenle alacaklının talebinin yasal faiz olduğu sonucuna varılamaz. Borçlunun yasal sürede ödeme emrinde talep edilen faiz oranına itiraz etmemesi üzerine kesinleşen bu oran üzerinden faiz hesaplanması gerekir.
O halde mahkemece 6098 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 88 ve 120. maddeleri dikkate alınmak suretiyle ve yukarıda yapılan açıklamalar ışığında şikayetin değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken değişen yasal faiz oranlarına göre hesaplama yapan
bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy