MAHKEMESİ : Ankara 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 23/05/2013
NUMARASI : 2012/817-2013/473
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte, borçlunun icra mahkemesine başvurarak yetkiye ve imzaya itiraz ettiği, mahkemece yetki itirazının ve imzaya itirazın reddine karar verildiği görülmektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 17. maddesi gereğince yetki sözleşmesi düzenleyebilecek şahıslar sadece tacirler veya kamu tüzel kişileri olarak belirlenmiştir. Takibe konu bonoda Çorum İcra Dairelerinin yetkili olduğunun yazılması yetki sözleşmesi niteliğinde olup, takip tarihi itibari ile yürürlükte olan 6100 Sayılı HMK'nun 17. maddesi gereğince yetki sözleşmesi, bonoyu düzenleyenlerin gerçek kişiler olması sebebi ile geçersizdir.
Ancak, bununla birlikte, İİK.nun 50. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken HMK.nun 7/1. maddesi birinci cümlesine göre borçlu birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yeri icra müdürlüğünde takip yapılabilir. Bu durumda, diğer borçlular yetki itirazında bulunamazlar. Ancak, anılan hüküm borçlulardan biri için genel yetkili icra dairesinde takip yapılması ve onun hakkındaki yetkinin kesinleşmiş olması hali içindir.
Somut olayda, takip dayanağı bononun keşide yeri ile itiraz eden borçlunun adresinin Çorum olduğu, görülmektedir. Takip borçlularından ... Adresi ... olup, ödeme emri borçlunun ... adresine tebliğe çıkartılmış ise de 10.08.2012 tarihinde bila tebliğ iade edilmiştir. Borçlu ....... 08.08.2012 tarihinde yetkiye ve imzaya itiraz ettiği, bu tarihe kadar da diğer borçlu İlker'e yapılmış ödeme emri tebligatı olmadığından bu borçlu yönünden Ankara İcra Müdürlüğünün yetkisinin kesinleşmediği görülmektedir. Bu durumda, borçlu ..... hakkında HMK.nun 7/1. maddesinin uygulanması imkanı yoktur.
O halde mahkemece, borçlu .... öncelikle yetki itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy