(2004 S. K. m. 127) (7201 S. K. m. 21)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Tayfun Yavuz tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlu U. D., Konya 5. İcra Müdürlüğü'nün 2006/7053 sayılı takip dosyasında 19/10/2012 tarihinde yapılan ihalenin usulsüz olduğunu, tebligatın tarafına usulüne uygun olarak ulaştırılmadığını, bu nedenle ihaleden haberdar olamadığını, ihaleye gereken katılımın sağlanması için ilan ve şartların oluşturulmadığını, gazete ilanının yeterli şekilde yapılmadığını, yeterli hazırlık yapılmadan satış işlemlerinin gerçekleştiğini, ihaleye fesat karıştırıldığını ileri sürerek yapılan ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, ilgililerine satış ilanının tebliğ edildiği, davacı borçluya yapılan tebligatın ise 21. maddeye göre muhtara teslim edildiği, taşınmazın imar durumu dosyada mevcut olduğu gibi satış şartnamesinde de yazılı bulunduğu, satışa ilişkin ilanların usulüne uygun olarak yapıldığı, şartnamede eksikliğin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, borçlu U. D.'a ödeme emrinin tebliğ edildiği adrese çıkarılan satış ilanı tebligatının iade gelmesi üzerine borçluya yeniden satış ilanının gönderilmediği ve dolayısıyla tebliğ edilmediği (aynı adrese çıkarılan tebligatın üzerinde bu zarfta örnek 10 ödeme emri ve senet sureti vardır ibaresinin bulunduğu) anlaşılmıştır.
İİK'nun 127. maddesi gereğince satış ilanının bir suretinin alakadarlara tebliği zorunludur. Yukarıda belirtildiği üzere satış ilanı borçlu U. D.'a tebliğ edilmediğinden ve satış ilanı tebliği zorunluluğu bu hali ile yerine getirilmediğinden, bu husus başlı başına ihalenin feshi sebebidir.
O halde mahkemece şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy