MAHKEMESİ : Denizli 3. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 14/06/2013
NUMARASI : 2012/656-2013/507
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimitarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından 6 adet bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibinde; 120.000 USD asıl alacak, 4.085,47 USD işlemiş faiz, 360 USD komisyon bedeli olmak üzere toplam 124.445,47 USD alacağın, takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek %16 faizi ile tahsilinin istendiği görülmektedir.
BK'nun 83/son maddesi gereğince; “Yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcu vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.''
Somut olayda, alacaklının takip talebinde asıl alacak, asıl alacağa işlemiş faiz ve komisyon bedelini yabancı para olarak (USD) gösterdiği ve toplam yabancı para alacağının (USD) faiziyle birlikte tahsilini istediği, bu haliyle, seçimlik hakkını fiili ödeme günündeki kur üzerinden ödeme yapılması yönünde kullandığı anlaşılmaktadır.
Böyle bir durumda,takip konusu alacak tahsil tarihine kadar yabancı para alacağı olarak değerlendirileceğinden, bu alacağa 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının o para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre faiz istenebilir.
Öte yandan, takip talebinde belirtilen işleyecek faiz oranı, yıllık %16 olup;bu oranın, takip tarihi itibariyle 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde öngörülen ticari temerrüt faizi olan avans faiz oranına denk gelip gelmediği belirlenmeli; bu faiz oranı ile aynı olduğunun saptanması halinde, takip tarihinden sonraki dönem için işlemiş faiz, 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince değişen oranlara göre hesaplanmalı; aksi halde, talep edilen yıllık %16 faiz oranının itirazsız kesinleştiği gözetilerek; bu oran üzerinden hesaplama yapılmalıdır.
O halde mahkemece, yukarıda değinilen açıklamalar doğrultusunda, takip tarihinden sonraki dönem için işlemiş faizin ve bakiye dosya borcunun hesaplanması yönünden yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, anılan hususlar dikkate alınmaksızın düzenlenen bilirkişi raporuna dayalı hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy