MAHKEMESİ : Büyükçekmece 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 27/03/2013
NUMARASI : 2013/328-2013/418
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
İstanbul 27. İcra Müdürlüğü'nün 2012/17058 E. sayılı dosyası üzerinden yazılan 17.01.2013 tarihli satış talimatı üzerine, haczedilen menkul malları 27.02.2013 tarihinde yapılan birinci açık artırmada alacağa mahsuben satın alan ihale alıcısı, satın alınan menkul malların ihale bedeli üzerinden %8 oranında KDV alınmasına dair taleplerinin reddine ilişkin talimat icra müdürlüğü kararının iptalini talep ettiği, mahkemece KDV yönünden yargı yolu nedeniyle şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 1/3-d maddesine göre; müzayede mahallerinde yapılan satışlar Katma Değer Vergisine tabidir. Burada satılan malın ait olduğu kişinin KDV mükellefi olup olmamasının bir önemi bulunmamaktadır. Kanun koyucu tarafından bu yerlerdeki satışlar özel olarak KDV'ye tabi tutulmuştur. KDV Kanunu'nun 40.maddesine 4108 Sayılı Kanunla eklenen (5) numaralı fıkra ile Kanunun 17. maddesinin 1.fıkrasında sayılan kurum ve kuruluşlara, sadece vergiye tabi işlemlerinin bulunduğu dönemler için beyanname verdirme, beyanname yerine kaim olmak üzere işleme esas belgeleri kabul etme, bu mükelleflere ait verginin beyan ve ödeme zamanı ile tahsiline ilişkin usul ve esasları belirleme konusunda Maliye Bakanlığı'na yetki verilmiş bulunmaktadır. Söz konusu yetki çerçevesinde Kanunun 1/3-d maddesi uyarınca müzayede yoluyla satış yapan icra dairelerinin, bu satışlarıyla ilgili KDV'nin beyan ve ödenmesi ile ilgili işlemleri, KDV genel tebliğlerinde yer alan açıklamalara uygun yürütülür. Bu bağlamda 48 seri no'lu KDV genel tebliğinin (D) bölümünde, icra yoluyla yapılan satışlarda verginin mükellefinin satışı gerçekleştiren icra daireleri olduğu düzenlemesi yer almaktadır.
Dairemizce oluşturulan en son içtihatlar uyarınca, KDV’ye ilişkin uyuşmazlığın kaynağı İcra Müdürlüğünün tesis ettiği bir işlemden kaynaklandığı için bunun çözüm yeri İİK'nun 4.maddesi gereğince İcra Mahkemeleridir.
O halde mahkemece, işin esası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.