MAHKEMESİ : Ankara 7. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 11/06/2013
NUMARASI : 2013/266-2013/515
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlular vekili icra mahkemesine başvurusunda ihalenin feshi sebebi olarak ileri sürdüğü sair iddialarının yanı sıra tebligatların usulüne uygun yapılmadığını iddia ederek ihalenin feshini talep etmiş,mahkemece ihalede ve tebligatlarda bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği görülmüştür.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 12. maddesine göre, hükmi şahıslara tebligat selahiyetli mümessillerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır. Aynı kanunun 13. maddesine göre, tebliğ yapılacak bu kişiler, herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde, tebliğ orada hazır bulunan memur ve müstahdemlerinden birine yapılır. Tebligat Yönetmeliğinin 21. maddesine göre de, tüzel kişi adına tebligatı kabul edecek kişi herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde bulunmadığı veya o sırada evrakı bizzat alamayacak durumda olduğu takdirde tebliğin, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde vazife itibariyle tüzel kişinin yetkilisinden sonra gelen kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu kabil işlerle vazifelendirilmiş biri olması lazım geldiği, bunların da bulunmadığı durumda tebliğ mazbatasına şerh verilmek şartıyla, o yerdeki diğer memur veya müstahdemlerden birine yapılabilir.
Somut olayda, borçlu Şirketine çıkarılan satış ilanı tebligatının “tebliğ evrakını işyerinde almaya ehil ve yetkili işçisi/memuru/amiri ..... imzasına tebliğ edildi.” şerhi verilerek 29.01.2013 tarihinde tebliğ edildiği görülmektedir. Dava dilekçesi ile birlikte sunulan vekaletnameye göre borçlu şirket temsilcisinin olduğu ve şirket yetkilisinin tevziat saatinde adreste bulunmadığı veya tebligatı alacak durumda olmadığı tespit edilmeden tebligatın şirkette çalışan işçiye tebliğ edildiği, tebligatın bu hali ile 7201 sayılı TK.'nun 12. ve 13. maddesi ile Tebligat yönetmeliğinin 21.maddesine aykırı olması nedeni ile usulsüz olduğu anlaşılmıştır.
İİK'nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir.
O halde mahkemece tebliğ tarihi itibarı ile borçlu şirketin yetkilileri araştırılarak, tebligatı alan tebliğ tarihi itibariyle şirket yetkilisi olduğunun tespiti halinde ihalenin feshi istemin reddine, tebliğ tarihi itibariyle şirket yetkilisi olmadığının tespiti halinde ise şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Kabule göre de, İİK'nun 134/2.maddesi uyarınca ihalenin feshi talebinin reddine karar verilmesi halinde mahkeme davacıyı feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Yasanın bu hükmü emredici nitelikte olup kamu düzenine ilişkin bulunduğundan mahkemece re’sen uygulanmalıdır, mahkemece işin esası incelenerek, istemi esastan reddedilen davacının para cezasına mahkum edilmesi gerekirken, bu hususun gözardı edilerek olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi yasaya aykırı bulunmuştur
SONUÇ : Borçlu temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy