MAHKEMESİ : İstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 17/05/2013
NUMARASI : 2013/6-2013/355
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
T.T.K.’nun 690. maddesindeki yollama ile bonolarda da uygulanması gereken 678-687. madde hükümleri, düzenleme, senede dahil olma ve ödeme yerleri değişik devletlerde bulunan veya muhatap, ciranta veya bunların kefilleri gibi sorumlulukları farklı uyruklara tabi poliçelerde birçok yönden hangi devlet kanununun uygulanacağını göstermektedir. Nitekim M.Ö.H.U.K.’nun 1. maddesi yukarıda açıklanan madde hükümleri ile ilgilidir. Örneğin M.Ö.H.U.K. 8/2’nin “milli hukukuna göre ehliyetsiz olan bir yabancı Türk Hukukuna göre ehil ise Türkiye’de yaptığı hukuki işlemlerle bağlıdır” şeklindeki açıklaması, T.T.K.’nun 678/2’ye uygundur. Milli kanun veya bu kanunun yollamada bulunduğu başka bir devlet kanununun ehil saymadığı bir kimse poliçenin imzalandığı memleket kanununa göre ehilse poliçeden sorumlu olur. Öncelikle poliçenin düzenlendiği veya imzalandığı ve imzacıyı ehil sayan yer kanunu uygulanır. Hakim, Türk Kanunlar ihtilafı kurallarını ve bu kurallara göre yetkili olan yabancı hukuku resen tespit edip uygulamak zorundadır. Ayrıca, yabancı hukukun muhtevasının tespitinde de tarafların yardımını isteyebilir.
Somut olayda takip dayanağı senedin yabancı dilde düzenlendiği anlaşılmıştır.
O halde mahkemece; İngilizceyi ve bu belgenin imza edildiği ülke ile ödeme yeri ülkesinin hukukunu bilen ve özellikle üniversitede Ticaret ve Kambiyo Hukuku Ana Bilim Dalında öğretim üyesi hukukçu bilirkişiye inceleme yaptırılarak takibe konulan senedin çek vasfında olup-olmadığı konusunda rapor düzenletilerek T.T.K.’nun 678 ve müteakip maddeleri ile M.Ö.H.U.K.’nun 2. maddesi hükümlerine göre değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken senedin kambiyo vasfında olup olmadığı belirlenmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.
SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy