MAHKEMESİ : Ankara 16. İcra Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 13/05/2011
NUMARASI : 2010/218-2011/77
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 25.02.2013 tarih, 29537/5574 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı vekilinin icra mahkemesine başvurusunda üçüncü şahıs şirketin, İİK.nun 89/1.maddesi gereğince gönderilen haciz ihbarnamesine verdiği cevabın gerçeği yansıtmaması nedeniyle aynı kanunun 89/4.maddesi gereğince tazminata mahkum edilmesini talep ettiği, mahkemece üçüncü kişi şirketin defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi de nazara alınarak davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İİK.nun 89/4.maddesinde "Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338.maddesinin 1.fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir. İcra mahkemesi tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder” düzenlemesi yer almaktadır.
Ticari defterlerin delil olabilmesi için Ticaret Kanunu hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Mahkemece hükme esas alınan 11.04.2011 tarihli bilirkişi raporunda üçüncü kişinin ticari defterlerinin kapanış tastikinin bulunmadığı ve bu haliyle delil olma özelliğinin mevcut olmadığı görülmektedir.
Öte yandan borçluya İİK'nun 89. maddesi uyarınca gönderilen haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği gün borçlu lehine bono düzenlenmiş olması, o tarihte üçüncü kişinin icra takibinin borçlusuna borcu olduğunu ispata yeterli olup, aynı gün içerisinde itiraz edildikten sonra hatır için, mevcut olmayan bir borç nedeniyle senet verildiğine yönelik iddia hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi inandırıcı da değildir.
Şu hale göre, üçüncü kişinin haciz ihbarnamesine itirazı gerçeğe uygun bulunmadığından mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, kararın bu nedenlerle bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla alacaklının karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ :Alacaklının karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 25.02.2013 tarih ve 2012/29537 E- 2013/5574 K. sayılı onama kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 05.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy