MAHKEMESİ : Bakırköy 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 02/05/2013
NUMARASI : 2013/490-2013/577
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki ihale alıcısı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
İİK.nun 134/2. maddesi uyarınca ihalenin feshi, ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde istenebilir. Aynı maddenin 6. fıkrasına göre ise satış ilanı tebliğ edilmemiş veya satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya veya ihalede fesada bilahare vakıf olunmuşsa, şikayet müddeti öğrenme tarihinden başlar. Aynı maddede bu müddetin ihale tarihinden itibaren bir seneyi geçemeyeceği açıklanmıştır.
İhale alıcısının icra mahkemesine başvurarak, ihale konusu taşınmazın kendisine 48/142 hisse olarak satıldığını, ancak hissenin 12/71'lik kısmının ihale tarihinden önce ... adına tescil edilmesi nedeniyle Tapu Müdürlüğü tarafından tescil işleminin yapılmadığını belirterek ihalenin feshini istediği, mahkemece taşınmazın ihale tarihinden önce borçluya ait olduğu ve ihale tarihinden itibaren 7 günlük yasal sürede dava açılmadığı gerekçesiyle şikayetin reddedine karar verildiği görülmektedir.
Somut olayda ihale 06.07.2012 tarihinde yapılmış, 7 günlük yasal süre geçirildikten sonra 18.03.2013 tarihinde ihalenin feshi için mahkemeye başvurulmuş ise de, şikayet dilekçesi içeriği itibariyle ihale alıcısının, ihale edilen hissenin tamamı üzerinden tescilin yapılamadığını, ihaleden sonra tapu işlemleri sırasında öğrendiğini ileri sürmesi karşısında mahkemece, şikayetin ihale tarihinden itibaren 7 günlük yasal sürede olmadığı yönünde hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
Takip dosyasının incelenmesinde ihale edilen ... ada ... parselde borçlu adına kayıtlı 48/142 hissenin yarısının Bakırköy 9. Aile Mahkemesi'nin 20.09.2010 tarih, 2009/1002 Esas, 2010/661 Karar sayılı kararı ile ... adına tesciline karar verildiği ve tescil işleminin 28.06.2012 tarihinde gerçekleştirildiği görülmektedir.
İcra müdürü haciz işlemini yaparken bir başka anlatımla haciz tarihinde, taşınmazın borçlu adına kayıtlı olması zorunlu ve yeterlidir. Şikayet konusu taşınmaza haciz konulduğu 09.08.2011 tarihi itibariyle borçlu hissesinin 48/142 olduğu anlaşılmakla icra müdürünün haciz işleminde bir usulsüzlük bulunmamaktadır.
Yukarıda anlatılanlar ışığında haciz tarihinde borçlu adına gözüken 48/142 hissenin mahkeme kararı ile yarısının 3.kişi adına tescil edilmesi, haczin kaldırılmasına karar verilmediği sürece haczi geçersiz kılmaz. Mahkeme kararı ile 3.kişiye geçen kısım hacizle birlikte intikal edeceğinden haciz tarihinde borçlu adına kayıtlı olan 48/142 hissenin satılmasında
yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Bu halde taşınmazın satışa çıkarılan 48/142 hissesinin ihale alıcısı adına tescili gerekli olup, ilgilinin dilerse kendisine ihale edilen hisse üzerinden tescil işlemi yapmayan Tapu Müdürlüğü işlemi ile ilgili olarak yasal yollara başvurabileceği tabiidir.
Mahkemece ihalenin feshi isteminin yukarıda belirtilen nedenlerle reddi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi isabetsiz ise de, sonuçta istem reddedildiğinden sonucu doğru mahkeme kararının onanması gerekmiştir.
SONUÇ : İhale alıcısının temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.'nun 366. ve HUMK.'nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), 24,30 TL onama harcı temyiz edenden alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy