MAHKEMESİ : Ankara 6. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 31/01/2013
NUMARASI : 2011/816-2013/70
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 17.06.2013 tarih, 14383/22705 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair karar düzeltme itirazlarının reddi ile,
Alacaklının 20.7.2010 keşide tarihli, 85.000 TL miktarlı bonoya dayalı olarak başlattığı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde borçlu, takip konusu bononun 16.6.2010 tarihli tutanak başlıklı belge kapsamında teminat bonosu olarak verildiğini ileri sürmüş, icra mahkemesince, söz konusu belgedeki imzanın alacaklı tarafından atılmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İİK.nun 169/a-3.maddesinde; "Borçlunun ibraz ettiği belge altındaki imza alacaklı tarafından inkar edilirse, icra mahkemesi hakimi, 68/a maddesindeki usule göre yapacağı inceleme neticesinde imzanın alacaklıya ait olduğuna kanaat getirdiği taktirde borçlunun itirazının kabulüne karar verir ve alacaklıyı, sözü edilen belgenin taalluk ettiği değer veya miktarın yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder" hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda şikayet dilekçesine ekli olarak sunulan, 16.6.2010 tarihli "tutanak" başlıklı belgede, tutanak ekindeki ve plakalı iki adet araç kiralama sözleşmesinin 4. maddesinde yer alan zarar ve ziyandan sorumluluğu teminaten alacaklısının A.C.Ç. olarak düzenlenip ciro edilerek .... Ltd. Şti'ne teminat senedi verildiği, belgenin altında takip alacaklısı ... Ltd. Şti.'nin imzasının yer aldığı, alacaklının ise anılan belge altındaki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ettiği, alacaklı şirket yetkilisinin Ş. Ç. olduğu, şirket yetkilisince 02.4.2010 tarihli vekaletname ile A. E isimli kişiye taşıt kiralama sözleşmesi yapma yetkisini de içeren vekalet verildiği, 17.11.2011 tarihli celsede borçlu vekilince belge altındaki imzanın şirket yetkilisince atılmadığının kabul edildiği görülmektedir.
Her nekadar alacaklı tarafça 16.6.2010 tarihli belgedeki imza ve belge içeriği yargılama sırasında kabul edilmemiş ve mahkemece alınan 12.6.2012 ve 30.10.2012 tarihli bilirkişi raporları ile söz konusu belgedeki imzanın vekalet verilen A.E'ye ait olmadığı belirlenmiş ise de; karar düzeltme aşamasında A.E tarafından mahkemeye sunulan ve kimlik tespiti yapılan 06.8.2013 tarihli dilekçe ile belgedeki imzasını kabul ettiği anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece, A. E.tarafından sunulan 06.8.2013 tarihli dilekçenin içeriği takibi ve davayı etkileyebileceğinden karar düzeltme isteminin kabulü ile mahkeme kararının söz konusu dilekçenin değerlendirilmek üzere bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Borçlunun karar düzeltme talebinin kısmen kabulü ile Dairemizin 17.6.2013 tarih ve 2013/14383-22705 sayılı onama kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 01.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy