Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Şikayetçi Z.. ili E.. İlçesi Ormanlı Sinitli mahallesi, K.. mevkii 141 ada 5 parsel sayılı taşınmazı borçlu 12.01.2011 tarihinde hacizle yükümlü olarak satın aldığını, taşınmaz üzerindeki haczin 33.950,70 TL borç miktarı için konulduğunu, bu miktarı ödeyerek haczin kaldırılmasına ilişkin olarak yaptığı 18.04.2013 tarihli talebi üzerine, icra müdürlüğünce aynı tarihte, dosya borcunun tamamının ödenmesi haline haczin kaldırılmasına karar verilmesi üzerine, adı geçen şikayetçinin, anılan memurluk kararının iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, icra mahkemesince, şikayetçinin borçlu sıfatı bulunmaması nedeni ile alacağın varlığına ve miktarına ve dosya hesabına itiraz edemeyeceği gerekçeleri ile şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Şikayetçinin icra mahkemesine başvurusu İİK. nun 16.maddesine dayalı şikayet niteliğindedir. Bu maddeye dayalı olarak şikayet yoluna ise icra müdürünün işleminden zarar gören hukuken korunmaya değer yararı olan herkes şikayet yoluna başvurabilir. Buna göre icra müdürünün işlemi doğrudan şikayetçi üçüncü kişinin hukukunu etkilediğinden şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurarak icra müdürlüğü işleminin iptali ya da düzeltilmesini isteyebilir.
İcra takip dosyasının incelenmesinde; borçlu adına kayıtlı taşınmaz üzerine 11.05.2010 tarihinde 33.950,70 TL (faiz ve masraflar hariç) borç miktarı için haciz konulduğunun bildirildiği, haciz kararı gereği haciz tarihinde, borçlu adına kayıtlı olan taşınmazın tapu kaydına borç miktarının 33.950,70 TL olarak işlendiği, şikayetçi bu taşınmazı hacizle yükümlü olarak 12.01.2011 tarihinde satın aldığı, tapu resmi senedinde de borç miktarının 33.950,70 TL olarak belirtildiği, icra müdürlüğünün 02.03.2011 tarihli müzekkeresi ile borçlu adına kayıtlı taşınmazlara 112.876,44 TL için haciz konulduğu bildirilmiş ise de; tapu sicil Müdürlüğünce iş bu müzekkereye verilen cevapta taşınmazın ada ve parsel numaraları belirtilmediğinden MK. 1016 ve tapu sicil tüzüğü 23. maddesi gereğince icrai haciz talebinin reddedildiğinin bildirildiği görülmüştür.
Şikayetçi üçüncü kişi taşınmazı üzerindeki hacizle yükümlü olarak satın aldığına göre, tapu siciline güven ilkesi gereği satın alma tarihi itibariyle haciz konulan borç miktarı olan 33.950,70 TL ve bu miktarın ferileriyle sorumlu olup, taşınmazın satın alındığı tarihten sonra konulan hacizler onun yönünden hüküm ifade etmez.
O halde mahkemece, yukarıda yapılan açıklama doğrultusunda inceleme ve hesaplama yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.