MAHKEMESİ : Bakırköy 5. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 20/04/2012
NUMARASI : 2012/683-2012/655
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak yapılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe karşı borçlu icra mahkemesine başvurusunda; ilk cironun lehtara ait olmadığından takibin iptalini talep etmiş, mahkemece istemin reddine karar verilmiştir.
Takip tarihi itibariyle yürürlükte olan 6762 Sayılı TTK.nun 690.maddesinin göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 593.maddesi gereğince kambiyo senedi niteliğinde olan bonodaki hakkın devri ancak ciro ve teslim yolu ile mümkündür. Aynı kanunun 598.maddesi gereğince, bonoyu elinde bulunduran kimsenin hak sahibi olabilmesi için fiili zilyetliği yeterli olmayıp, aynı zamanda hakkını müteselsil ve birbirine bağlı cirolarla tevsik etmesi gerekir. Bonoda ilk cironun lehtara ait olması zorunludur. Ciroların birbirine bağlı olması, her şeyden önce, ilk cironun lehtar tarafından yapılmasıyla mümkündür. İlk ciro lehtara ait değilse, ciro zinciri düzensiz demektir. Lehtarın cirosundan önce başka cironun bulunması ve daha sonra lehtarın cirosunun yer alması durumunda, lehtarın cirosundan önceki cirolar yok sayılır. Lehtarın cirosundan sonra senedi devralan hamiller, yetkili hamil olurlar. Ancak cirosu yok sayılanlar yönünden takip hakları bulunmaz. İlk cironun lehtara ait olmaması, lehtarın, keşideci ve aval verenlere müracaat hakkını engellemez ise de, lehtarın cirosundan önceki cirolar yok sayıldığından, lehtarın, kendi cirosundan önceki cirantaları takip hakkı yoktur.
Somut olayda takip dayanağı senedin lehtarı N.P. olduğu halde, ilk cironun T.A. tarafından yapıldığı, T.A.'ın cirosundan sonra lehtarın cirosunun bulunduğu görülmektedir. Yukarıda açıklandığı üzere, ilk ciro lehtar tarafından yapılmadığından T.A.'ın cirosu yok hükmündedir. Bu durumda, alacaklının T.A. aleyhine takip yapması mümkün değildir.
O halde mahkemece İİK.nun 170/a maddesi uyarınca T.A. hakkında takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi
Full & Egal Universal Law Academy