MAHKEMESİ : Mersin 4. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 13/06/2013
NUMARASI : 2013/111-2013/311
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından 2 adet bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe karşı borçlu şirketin,örnek 10 numaralı ödeme emri tebligatının usulüne uygun yapılmadığını ve tebligattan 11.03.2013 tarihinde haberdar olunduğunu ileri sürerek, şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurduğu,ayrıca,takibe dayanak senetlerdeki imzaların şirket yetkililerine ait olmadığını bildirerek,imzaya itiraz ettiği görülmektedir.
Tüzel kişilere tebligatın nasıl yapılacağı 7201 Sayılı Tebligat Kanununun 12. ve 13. maddeleri ile Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 20. ve 21. maddelerinde açıklanmıştır.Buna göre; tüzel kişilere tebligat,yetkili temsilcilerine, bunlar birden çok ise yalnız birine yapılır.Eğer tebliğ yapılacak bu kişiler herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde olmaları durumunda tebliğ, tüzel kişinin o yerdeki sürekli çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.
Somut olayda,borçlu. adına örnek 10 numaralı ödeme emri çıkarıldığı,tebligat parçasının üst kısmında,ödeme emrinin,gerçek kişiler yönünden tebligatın yapılma usulünü düzenleyen aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilere tebliğe ilişkin 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 16. maddesi şerhiyle tebliğ edildiği,tebligat mazbatasının alt bölümünde ise;aynı Kanunu'nun 21. maddesine göre tebligatın yapıldığına dair meşruhatın yazılı olduğu,ayrıca,muhatap şirketin çarşıya gittiğinden bahisle tebligatın muhtara bırakıldığı anlaşılmakta olup;bu haliyle,tebliğ işleminin usulüne uygun yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur.
O halde, mahkemece, ödeme emri tebligatının usulsüz olduğuna yönelik şikayetin kabulü ile borçlunun usulsüz tebligattan haberdar olduğunu beyan ettiği ''11.03.2013'' tarihinin tebliğ tarihi olarak düzeltilmesine karar verilerek, bu tarihe göre süresinde yapılan imzaya itirazın esası incelenerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken,yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy