MAHKEMESİ : İstanbul 3. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 04/10/2012
NUMARASI : 2010/2324-2012/785
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 10.06.2013 tarih, 2013/13396-21535 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı banka tarafından genel kredi sözleşmesine dayalı olarak genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine başlandığı, örnek 7 nolu ödeme emrinin tebliği üzerine, borçlunun yasal sürede icra dairesine verdiği dilekçe ile takibe itiraz ettiği, alacaklının itirazın kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu anlaşılmıştır.
Takip dayanağı "genel kredi ve teminat sözleşmesi" ticari krediye ilişkin olup, tüketici kredisi niteliğinde bulunmadığından, uyuşmazlık hakkında İİK.nun 68/b maddesinin uygulanması gerekir.
İİK.nun 68/b-3. maddesine göre; "Kredi sözleşmeleri ve bunlarla ilgili süresinde itiraz edilmemiş hesap özetleri ile ihtarnameler ve krediyi kullandıran tarafından usulüne uygun düzenlenmiş diğer belge ve makbuzlar İİK.nun 68. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen belgelerden sayılırlar..."
Öte yandan, İİK.nun 68/b maddesi gereğince sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur. Yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese (bila tebliğ olsa bile) ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır.
Somut olayda kredi sözleşmesi nedeniyle oluşan alacağın tahsili için düzenlenen hesap özetinin borçlunun sözleşmede gösterdiği adresine gönderildiği ve 01.02.2008 tarihinde tebliğ edilemeden iade edildiği görülmüştür.
Hesap özeti borçlunun sözleşmede gösterdiği adresine gönderildiğine ve borçlu tarafından adres değişikliği konusunda bir bildirim yapıldığına dair iddiada bulunulmadığına göre, ihtarnamenin borçlunun kredi sözleşmesindeki adresine ulaştığı 01.02.2008 tarihinin hesap özetinin tebliğ tarihi olarak kabulü gerekir.
Borçlu tarafından bu tarihten itibaren 1 aylık süre içinde hesap özetine krediyi kullandıran alacaklı banka nezdinde itiraz edilmediğine göre, dayanak belge, İİK.nun 68/b maddesi uyarınca aynı Kanunun 68.maddesinde yazılı belge niteliğini kazanmıştır. Bu durumda borçlu hesap özetinin gerçeğe aykırılığını ancak borcu ödedikten sonra dava edebilir.
O halde mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar ve yasa hükümleri doğrultusunda inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi yerine, yazılı gerekçe ile istemin reddi isabetsiz olup, Dairemizce mahkeme kararının bu nedenlerle bozulması gerekirken, alacağın tüketici kredisinden kaynaklandığı gerekçesiyle onandığı anlaşılmakla alacaklının karar düzeltme talebinin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklının karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 10.06.2013 tarih ve 2013/13396-21535 sayılı onama ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 05/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy