MAHKEMESİ : Bakırköy 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 31/12/2012
NUMARASI : 2012/1295-2012/1633
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikayetçi üçüncü kişi 23.08.2012 tarihinde icra mahkemesine başvurusunda, 89/1 ve 89/2 haciz ihbarnamelerine itiraz etmelerine rağmen 89/3 haciz ihbarnamesi gönderilmesinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek, haciz ihbarnamelerinin iptalini istediği, mahkemece 89/1 ve 89/2 haciz ihbarnamelerine süresinde itiraz edilmediğinden 89/3 haciz ihbarnamesinin gönderilmesinde bir engel bulunmadığından bahisle şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İcra mahkemesince verilen kararlar, kural olarak maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmemekle birlikte, aynı takip dosyası nedeniyle, aynı taraflar arasında ve aynı konuda daha önce verilen icra mahkemesi kararları, kesinleşmek koşuluyla sonraki şikayet yönünden kesin hüküm teşkil ederler.
Somut olayda, şikayetçi üçüncü kişinin aynı takip dosyasına ilişkin olarak 05.09.2012 tarihinde aynı konuda icra mahkemesine başvurduğu, Bakırköy 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 04.10.2012 tarih ve 2012/1223 E-2012/168 K. sayılı kararı ile şikayetçinin 89/1. haciz ihbarnamesine süresinde itiraz ettiğinden artık 89/1 ve 89/2 haciz ihbarnamesi gönderilemeyeceği gerekçesiyle şikayetin kabulüne, davacı üçüncü kişiye tebliğ edilen 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinin iptaline karar verildiği ve bu kararın 20.11.2012 tarihinde kesinleştiği, söz konusu ilamın tarafları ile konusunun, temyize konu karar ile aynı olduğu görülmüştür. Bu durumda anılan icra mahkemesi kararı aynı konuda yapılan diğer şikayet yönünden kesin hüküm teşkil edeceğinden, mahkemece kesin hüküm nedeniyle şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Öte yandan, HMK'nun 297. maddesinin (1). fıkrasının (e) bendi gereği hükümde "gerekçeli kararın yazıldığı tarihin" yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır.
SONUÇ :Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy