MAHKEMESİ : Bingöl İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 20/08/2013
NUMARASI : 2013/83-2013/146
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu hakkında başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde, örnek 7 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine, borçlu vekili 7 günlük yasal süre içerisinde icra dairesine sunduğu itiraz dilekçesinde borcun asıl alacak dışında kalan bütün kalemlerine ve talep edilen faiz türüne itirazlarını bildirdiği, icra müdürlüğünce “faize itiraz yönünden takip tarihinden önceki faiz miktarı açık ve belli olmadığından reddine, takip tarihinden sonraki itirazın kabulüne, takip tarihinden sonra takibin yasal faiz olarak devamına” karar verildiği, Borçlunun iş bu icra memur işlemine yönelik şikayetinin reddine karar verildiği görülmektedir.
İcra takibine kısmi itirazı düzenleyen İİK'nun 62/4. maddesine göre; “Borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun o kısmın cihet ve miktarını açıkça göstermesi lazımdır. Aksi takdirde itiraz edilmemiş sayılır.” İİK'nun 66/1 maddesinde ise “Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur.” hükmüne yer verilmiştir.
Genel haciz yoluyla takipte, İİK'nun 62. maddesi uyarınca borçlunun süresinde itiraz etmesi halinde aynı kanunun 66. maddesi gereğince takip durur. Bu durumda, alacaklı İİK'nun 67. maddesi gereğince genel mahkemeden itirazın iptalini ya da aynı kanunun 68.maddesi uyarınca icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyip takibin devamı yönünde karar almadıkça takibe devam edemez. İcra Müdürlüğünce itirazların yerinde olup olmadığı değerlendirilerek takibe devam edilmesi yasaya aykırılık teşkil eder.
Somut olayda , takipte talep edilen işlemiş faiz miktarı belli olup alacaklının avans faizi oranlarına göre faiz istediği anlaşılmaktadır. Borçlu itiraz dilekçesinde faize itiraz ederek yasal faiz uygulanması gerektiğini bildirdiğine göre, yasal faiz üzerinde talep edilen faize itiraz ettiğinin kabulü gerekir, bu nedenle de kısmi itirazın geçersizliğinden söz edilemez.
O halde mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, borçlunun faize yönelik kısmi itirazının geçersiz odluğundan bahisle şikayetin reddi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy