MAHKEMESİ : Nevşehir İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 08/05/2013
NUMARASI : 2012/167-2013/133
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından genel haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlunun, yapılan ihalenin usulsüz olduğunu belirterek feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinde; alacaklı tarafından 07/12/2010 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ve yine aynı tarihte genel haciz yoluyla takibe başlandığı, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte, ipotekli taşınmazın 20/05/2011 tarihinde yapılan ihalede 175.000,00 TL bedelle alacağa mahsuben satıldığı, sözkonusu ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine yapılan başvuru sonucunda Nevşehir İcra Mahkemesinin 14/03/2012 tarih ve 2011/181 E. - 2012/54 K.sayılı kararı ile şikayetin reddine karar verildiği ve kararın 11/12/2012 tarihinde kesinleştiği, bu arada, genel haciz yoluyla başlatılan takipte borçlulara ait iki taşınmaza haciz konulduğu ve her bir taşınmazın 26/06/2012 tarihinde 70.000,00'er TL bedelle alacağa mahsuben alacaklı bankaya ihale edildiği görülmektedir.
Kural olarak, icra memuru haczedilen taşınmazların ancak gerektiği kadarını satar. Satılan taşınmazların satış bedeli dosya alacağını karşıladığı durumda satışa devam edilmez. Böyle bir durumda satışa devam edilmesi ihalenin feshi nedenidir.
Somut olayda, alacaklı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takip ile genel haciz yoluyla yapılan takipteki alacağın aynı hukuki ilişkiye dayandığı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Bu durumda, mahkemece, ihale tarihi olan 26/06/2012 itibariyle icra müdürlüğüne her iki takip dosyasına ilişkin dosya hesabı yaptırılmak suretiyle borç miktarı tespit edildikten sonra, borç miktarını aşan kısım kadarının (iki numaralı bağımsız bölümün borcu karşılaması halinde ikinci sırada ihalesi yapılan dört numaralı bağımsız bölümün) ihalesinin feshine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde her iki taşınmaz yönünden de istemin reddi isabetsizdir.
Kabule göre de;
İİK.nun 134/2.maddesinde yer alan; "ihalenin feshi talebinin esasa girilerek reddine karar verilmesi halinde, icra mahkemesi, davacıyı, feshi istenilen ihale bedelinin %10'u oranında para cezasına mahkum eder" hükmü uyarınca para cezasına, feshi istenilen, ancak fesih istemleri reddedilen her iki taşınmazın ihale bedellerinin toplamı üzerinden hükmedilmesi gerekirken, şikayete konu bir taşınmaza ait ihale bedeli üzerinden hükmolunması doğru değildir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy