MAHKEMESİ : Antalya 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/06/2013
NUMARASI : 2013/583-2013/679
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi vekili, müvekkil şirketin iş sahibi olduğu ...ve ... ... ve ... ... işini ... ve ... Adi Ortaklığı üstlendiği, adi ortaklığın müvekkil şirketin belirtilen projesinde yüklenici konumunda olup müvekkil şirketten hak ediş alacaklarının doğması muhtemel olduğunu, doğması muhtemel alacak münferiden ... ait olmayıp adi ortaklığa ait olduğunu, ... tasfiye payı bilinmeden müvekkili şirketçe ilgili icra dosyasına ödeme yapılması mümkün olmadığını bu nedenle birinci haciz ihbarnamesinin iptal edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, birinci haciz ihbarnamesine itiraz, takibin yapıldığı icra dairesine yapılacağından, 3.şahıs tarafından icra dairesine itiraz edilmeyerek mahkemeye açılan iş bu davanın hukuki menfaati bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
6098 Sayılı T.B.K.nun 622-623. maddeleri gereğince adi ortaklıkta her ortak, şirketin karına iştirak hakkına sahip olduğundan ortağın kişisel alacaklıları, borçlu ortağın şirketteki kar payını İİK.nun 89. maddesine göre haczettirebilirler. Ayrıca, aynı kanunun 638.maddesine göre, adi ortaklığın tasfiye edilmesi halinde borçluya isabet edecek tasfiye payının da haczi mümkün bulunmaktadır. Bir diğer anlatımla, bir ortağın şahsi alacaklıları haklarını ancak, o şerikin tasfiyedeki payı üzerinde kullanabilirler, ne var ki şirket sözleşmesinde bu kuralın aksi de kararlaştırılabilir.
Somut olayda şikayetçi-3. kişinin İcra Mahkemesine başvurusu 89/1 maddesindeki haciz ihbarnamesine itiraz olmayıp birinci haciz ihbarnamesinin usulsüz olduğu zira doğması muhtemel alacak münferiden ... ait olmayıp adi ortaklığa ait olduğunu, ... tasfiye payı bilinmeden ilgili icra dosyasına ödeme yapılması mümkün olmadığından birinci haciz ihbarnamesinin iptal edilmesine karar verilmesi istemiyle İcra Mahkemesine şikayette bulunduğuna göre mahkemece şikayetin esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.