MAHKEMESİ : Bakırköy 5. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 06/08/2013
NUMARASI : 2013/849-2013/935
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe karşı borçlunun, en son işlem tarihine göre zamanaşımının dolduğunu belirterek icranın geri bırakılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, istemin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
6098 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 154. (818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 133).maddesine nazaran daha özel nitelikte bulunan ve 6102 Sayılı TTK.nun 778/1-h (6762 Sayılı TTK.nun 690.) maddesi gereğince bono hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 750. (eski 662.) maddesinde zamanaşımını kesen sebepler “dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesi” şeklinde sınırlı olarak sayılmıştır. Yine, 6102 Sayılı TTK.nun 778/1-h (6762 Sayılı TTK.nun 690.) maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 751/2. (eski 663/2.) maddesi gereğince zamanaşımı kesilince son işlem tarihinden itibaren, müddeti aynı olan yeni bir zamanaşımı işlemeye başlar. Ayrıca, alacaklının yaptığı, takibin devamını sağlayıcı nitelikte her takip işlemi ile de zamanaşımı kesilir ve yeni bir süre işlemeye başlar.
İ.İ.K.’nun 71/2.maddesi kapsamında takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde zamanaşımının gerçekleşmesi halinde, borçlu süreye bağlı olmaksızın icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasını isteyebilir.
Somut olayda, alacaklının bonoya dayalı olarak başlattığı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte ödeme emrinin borçluya 22/08/2008 tarihinde tebliğ edildiği, alacaklının şikayetçi borçlu hakkında 12/06/2009 tarihinde haciz talebinde bulunduğu, bu arada borçlunun imzaya itirazının Bakırköy 3. İcra Mahkemesinin 13/03/2012 tarih ve 2008/1110 E.- 2012/326 K. sayılı kararı ile kabul edilerek takibin durdurulmasına karar verildiği, iş bu kararın Dairemizce 30/10/2012 tarihinde bozulduğu görülmektedir.
Alacaklının, sözkonusu kararın bozulmasından sonra icra dosyasında işlem yapmasına bir engel yoktur. Bakırköy 3. İcra Mahkemesinin 13/03/2012 tarih ve 2008/1110 E.- 2012/326 K.sayılı takibin durdurulması kararı zamanaşımını kesen bir sebep değildir. Hal böyle olunca, icra mahkemesince takibin durdurulmasına karar verilen 13/03/2012 tarihinden anılan kararın bozulduğu tarihe kadar zamanaşımı durur. Alacaklının icra dosyasında işlem yapması imkanını kazandığı bozma kararının tebliğinden itibaren zamanaşımı kaldığı yerden işlemeye devam eder. İcra mahkemesinin durma kararından önce yapılan en son işlem tarihi olan 12/06/2009 tarihinden takibin durdurulmasına karar verildiği 13/03/2012 tarihine kadar geçen süre
zamanaşımı hesabında dikkate alınır. Takip dayanağı bonoda senedi düzenleyen olan itiraz eden borçlu yönünden, 6102 Sayılı TTK.nun 778/1-h (6762 Sayılı TTK.nun 690.)maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanunun 749/1. (eski 661/1.) maddesi gereğince, üç yıllık zamanaşımı, bozma ilamından sonra zamanaşımını kesecek nitelikte işlem yapılmadığından, şikayet tarihine kadar dolmuştur. Bu durumda itiraz eden borçlu yönünden zamanaşımının gerçekleştiğinin kabulü gerekir.
O halde, mahkemece, yapılan açıklamalar ışığında zamanaşımı şikayetinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, şikayet kabul edildiğinden sonucu doğru kararın onanması yoluna gidilmiştir.
Diğer yandan;
Mahkemece, icra mahkemesine başvuran borçlu hakkında icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, şikayet eden borçlu yönünden hüküm kurulduğu belirtilmeksizin icranın geri bırakılmasına karar verilmesi doğru değildir. Ancak, mahkeme tarafından sadece şikayet eden borçlu hakkında hüküm kurulabileceğinden anılan borçlu yönünden icranın geri bırakıldığının kabulü ile bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.'nun 366. ve HUMK.'nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), 24,30 TL onama harcı temyiz edenden alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy