MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 14. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 11/07/2013
NUMARASI : 2011/358-2013/559
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı vekili tarafından borçlu aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte borçlu imzaya, borca, işletilen faiz oranına ve tüm feri alacaklara itiraz ettiğini beyan ederek takibin iptaline ve lehine tazminata karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece imzaya itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına, alacaklı takip konusu çekleri ciro yoluyla aldığından çekleri takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru saptanmadığından İİK.'nun 170/son maddesi uyarınca tazminat ve para cezası tayinine yer olmadığına karar vermiştir.
İİK'nun 170/3.maddesinde icra mahkemesinin, İİK.'nun 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapacağı inceleme sonunda, inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne karar vereceği düzenlenmiştir. İİK.'nun 170/4. maddesinde ise icra mahkemesinin itirazın kabulüne karar vermesi halinde, senedi takibe koymada kötüniyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklıyı senede dayanan takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın %10'u oranında para cezasına mahkum edeceği belirtilmiştir.
Somut olayda takip dayanağı çeklerdeki 1. ciranta ....., 2. ciranta-alacaklı ........Sanayi Ticaret ve Pazarlama Ltd. Şti.'nin yetkilisidir. Bu durumda 2.ciranta çeklerdeki keşideci imzasının borçlu ........'ye ait olup olmadığını bilebilecek durumda olduğundan İİK.nun 170/son maddesi gereğince çekleri takibe koymada ağır kusurludur. Mahkemece borçlu ....... yararına asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesi gerekirken, alacaklının kötüniyetli ve ağır kusurlu olmadığından bahisle tazminat talebinin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy