MAHKEMESİ : Çorlu İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 20/03/2013
NUMARASI : 2013/104-2013/129
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu hakkında bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunu iddia ederek borca ve imzaya itirazda bulunduğu, mahkemece tebligat usulsüzlüğü şikayeti incelenmeden imzaya itiraz yönünden istemin kabulüne karar verildiği görülmektedir.
Mahkemece hükmüne uyulan Dairemizin 06.11.2012 tarih ve 2012/25697 E. 2012/31948 K. sayılı bozma ilamında; “İİK'nun 168/4-5. maddesine göre borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gün içinde ödeme emrine karşı icra mahkemesinde itirazda (şikayette) bulunabilir. Bu süre geçirildikten sonra yapılan itiraz geçersizdir. Bu durumda mahkemece öncelikle borçlunun ödeme emri tebliğ işlemine yönelik şikayeti konusunda inceleme yapılıp bir karar verilmesi gerekirken, tebligatın usule uygun olup olmadığı saptanmadan senetteki imzanın borçluya ait olmadığından bahisle sonuca gidilmesinin isabetsiz olduğu” belirtilmiştir.
Yargıtay'ın bozma ilamına uyulmasına karar verildiği takdirde (HUMK 429 ve devamı maddeleri) mahkeme, artık bu uyma kararı ile bağlı olup, bozma kararına uygun yeni bir karar vermek zorundadır. Çünkü bozmaya uyma (ara) kararı ile, bozma yararına olan taraf için usuli kazanılmış hak doğmuş olur.
İcra mahkemesince bozma ilamına uyulduğuna göre yapılacak iş, ödeme emri tebliğ işleminin usulüne uygun olup olmadığı konusunda bir değerlendirme yapılarak, bu talep hakkında olumlu veya olumsuz bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bozma ilamında belirtilen hususlar doğrultusunda bir değerlendirme yapılmadan ve bu konuda olumlu olumsuz bir karar verilmeden şikayetin tümden reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy