MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlular aleyhinde bir adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapıldığı, borçlular vekili tarafından icra mahkemesine başvurularak takip dayanağı senedin taraflar arasında düzenlenen kredi sözleşmesi nedeniyle teminat olarak alındığı iddiasıyla takibin iptalinin talep edildiği; mahkemece, taraflar arasında akdedilen 06/01/2010 tarihli kredi sözleşmesine istinaden aynı tarihte alacaklı banka tarafından borçlulardan ...'e 300.000,00 TL'nin ödendiğine ilişkin makbuzun ibraz edilmesine karşın borçluların İİK'nun 168/5. maddesi uyarınca borcun ödendiğine ilişkin herhangi bir belge ibraz edemedikleri gerekçesiyle talebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
6762 Sayılı TTK'nun 688/2. (6102 Sayılı TTK'nun 776/b.) maddesi gereğince, bononun kayıtsız ve şartsız muayyen bir bedeli ödeme vaadi unsurunu içermesi ve illetten mücerret olması gerekir.
Taraflar arasında genel kredi sözleşmesi bulunduğu hususu ihtilafsız olup dosyaya sunulan bu sözleşmede takip dayanağı bonoya açık bir atıf yok ise de; alacaklı ... Bankası A.Ş. ... Şubesi Müdürlüğü'nce mahkemeye sunulmuş olan 23/01/2013 tarihli müzekkere cevabında, takip dayanağı bononun kredi sözleşmesine ekli olarak verilmiş teminat senedi niteliğinde olduğu bildirildiğinden söz konusu senet kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe konu edilemez. Takip dayanağı bononun bu sözleşme gereğince verildiği alacaklı banka şubesinin cevabi yazısı ile sabit olduğuna göre senet, 6762 Sayılı TTK'nun 688/2. (6102 Sayılı TTK'nun 776/b.) maddesinde öngörülen kayıtsız ve şartsız bir bedeli ödeme vaadini taşımadığından alacağın tahsili yargılamayı gerektirir.
O halde mahkemece, İİK.nun 170/a maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Öte yandan HMK’nun 297. maddesinin (1). fıkrasının (e) bendi gereği hükümde “gerekçeli kararın yazıldığı tarihin” yer alması zorunlu olup kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy