MAHKEMESİ : Ankara 3. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/02/2013
NUMARASI : 2013/162-2013/130
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu takipte icra kefili olan ...nun emekli maaşı üzerindeki haczin kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, şikayetçiye ödeme emri tebliğ edilmeden ve hacizden önce verilen muvafakatin geçersiz olduğu gerekçesi ile istemin kabulüne karar verildiği görülmektedir.
5510 Sayılı Kanunun 28.2.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5838 Sayılı Kanunun 22/2-b maddesi ile değişik 93. maddesine göre "Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde icra müdürü tarafından reddedilir."
Bu düzenleme İİK.'nun 83/a maddesine göre özel nitelikte olduğundan, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödenen gelir, aylık ve ödeneklerin hacizinde, takibin kesinleşmiş olması şartı ile 28.02.2009 tarihi sonrasında borçlunun haciz tarihinden önce hacze muvafakati geçerlidir. Anılan düzenleme İİK'nun 83/a maddesi karşısında özel hüküm sayılır ve öncelikle tatbik edilir. Hacze muvafakati, icra kefili vermiş ise sadece takip borçlusu yönünden takibin kesinleşmesi yetmez aynı zamanda icra kefili yönünden de takibin kesinleşmiş olması gereklidir.
Somut olayda, takibin asıl borçlusu olan ...'ya ödeme emrinin 15.10.2011 tarihinde tebliğ edilerek takibin adı geçen borçlu açısından kesinleştiği anlaşılmaktadır. 11.01.2012 tarihinde gerçekleştirilen menkul haczi sırasında asıl borçlunun babası olan şikayetçi Sezai Uslu'nun borcun tamamına icra kefili olduğu görülmektedir. Haciz tutanağında imza altına alınan beyanın ardından 12.01.2012 tarihinde şikayetçi adına icra emri düzenlenerek 13.01.2012 tarihinde tebliğ edildiği, şikayetçinin de 18.01.2012 günü icra müdürlüğüne gelerek mal beyanında bulunduğu, itiraz olmaksızın hakkındaki takibin kesinleştiği görülmektedir. Şikayetçinin emekli maaşına haciz konulması yönündeki muvafakat beyanı ise 14.05.2012 tarihinde yapılan menkul haczi sırasında olup, bu muvafakat izah edildiği üzere takibin kesinleşmesinden sonra ve geçerlidir.
O halde, mahkemece şikayetçi hakkında yapılan takibin kesinleşmesinden sonra verilen muvafakatin geçerli olması nedeni ile istemin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy