MAHKEMESİ : Alanya 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/07/2013
NUMARASI : 2013/336-2013/385
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı vekili tarafından borçlu hakkında 14.12.2012 tarihinde, iki adet bonoya dayalı olarak genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun icra dairesine yasal 7 günlük sürede verdiği itiraz dilekçesinde; alacaklıya herhangi bir borcunun olmadığını ileri sürerek tüm borca ve ferilerine itiraz ettiği, mahkemece takibe konu bonoların zamanaşımına uğradığı ve takip talebine de eklenmediği gerekçesiyle itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verildiği görülmüştür.
Takibe konu senetlerin ödeme emrine eklenmediğine ilişkin başvuru İİK'nun 16/1. maddesi kapsamında şikayettir ve 7 günlük hak düşürücü süre içinde yapılmalıdır. Bu nedenle İİK'nun 61. maddesi kapsamında borçlu tarafından ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren yasal süresinde şikayet yolu ile icra mahkemesinde ileri sürülerek bu aşamada incelenmesi gerekir. İtirazın kaldırılması aşamasında şikayete konu bu husus re'sen dikkate alınamaz ve alacaklı tarafından da ileri sürülemez.
Öte yandan, takibe konu bonoların zamanaşımına uğradığının ileri sürülmesi de bir itirazdır. Bu itiraz, genel haciz yolu ile ilamsız takipte, borçluya ödeme emri tebliği üzerine süresinde ileri sürülebileceği gibi, İİK'nun 63. maddesi gereği senet metninden anlaşılabilen hususlardan olduğundan itirazın kaldırılması aşamasında yargılama sırasında da ilk itiraz olarak ileri sürülebilir. Ancak bu husus kamu düzeninden olmadığı için mahkemece re'sen dikkate alınamayacağı gibi temyiz aşamasında da ileri sürülemez.
Somut olayda takip borçlusunun gerek icra dosyasında gerek icra mahkemesinde yargılama sırasında zamanaşımı olgusunu ilk itiraz olarak ileri sürmediği görülmektedir.
O halde mahkemece, 6100 Sayılı HMK'nun 26. maddesi gereğince borçlunun icra müdürlüğüne yapmış olduğu itiraz nedenleri incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, zamanaşımı ve şikayete konu olabilecek senet suretlerinin takibe eklenmediği hususu gerekçe gösterilerek itirazın kaldırılması isteminin reddi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.