MAHKEMESİ : Tokat İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10/04/2013
NUMARASI : 2012/278-2013/92
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 09.09.2013 tarih, 2013/19711 Esas - 2013/27716 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emri tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra mahkemesine yaptığı başvuruda borca itiraz ettiği, yargılama aşamasında ise takip dayanağı çekin zamanaşımına uğradığını ileri sürerek takibin iptalini istediği anlaşılmıştır.
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine dayanak yapılan senedin takip tarihinden evvel zamanaşımına uğradığı iddiası İİK'nun 169. maddesi uyarınca borca itiraz olup, aynı kanunun 168/5. maddesi uyarınca ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal beş günlük sürede icra mahkemesine yapılması zorunludur.
Öte yandan, İİK'nun 170/b maddesi göndermesi ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takiplerde de uygulanması gereken aynı kanunun 63. maddesi gereğince yargılama sırasında, alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılan itiraz sebeplerini ileri sürebilir. Zamanaşımı itirazı da senet metninden anlaşılan itiraz sebeplerinden olduğundan, anılan madde uyarınca yargılama sonuçlanıncaya kadar ileri sürülmesi mümkündür.
Takip dayanağı çekin ibraz süresinin dolduğu tarih itibariyle uygulanması gereken 6762 Sayılı TTK. nun 726. maddesine göre çeklerde zamanaşımı süresi 6 aydır. 6762 Sayılı TTK.nun 730. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken aynı kanunun 662.maddesi zamanaşımı, dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesi sebepleriyle kesilir. Ticari işlemlerin itimat, itibar ve sürat gibi özellikleri nedeniyle Türk Ticaret Kanununda daha kısa süreli zamanaşımı süreleri belirlenmiş olup, Borçlar Kanunundaki zamanaşımı süreleri burada uygulanmaz.
Öte yandan, alacaklı tarafından yapılan icra takip işlemleri de zamanaşımını keser. TTK.nun 663/2.maddesine göre ise, zamanaşımının kesilmesi ile kesildiği tarihten itibaren yeni bir süre işlemeye başlar.
Somut olayda, alacaklı tarafından bu takibin dayanağı çeke dayalı olarak İzmir 19. İcra Müdürlüğü'nün 2012/997 esas sayılı dosyası ile 24.01.2012 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ancak hakkında takip başlatılanın muteriz borçlu olmayıp, icra takibinin adi ortaklık aleyhinde yapıldığı, İzmir 9. İcra Mahkemesi'nin 26.04.2012 tarih ve 2012/145 E.-344 K. sayılı kararı ile de anılan takibin iptaline karar verildiği, alacaklının bu kez aynı
çeke dayalı olarak 10.05.2012 tarihinde İzmir 19. İcra Müdürlüğü'nün 2012/6304 E.sayılı dosyası ile muteriz borçlu hakkında icra takibine başladığı, borçlunun yetki itirazının İzmir 9. İcra Mahkemesi'nin 04.07.2012 tarih ve 2012/427 E. - 523 K. sayılı kararı ile kabul edildiği, kararın 26.07.2012 tarihinde kesinleştiği, alacaklı vekilinin 13.08.2012 tarihinde dosyanın yetkili Tokat İcra Müdürlüğü'ne gönderilmesini talep ettiği ve Tokat 2. İcra Müdürlüğü'nün 2012/6291 esasına kayıt edildiği ve 28.09.2012 tarihinde yeniden harç yatırıldığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin 16.10.2012 tarihinde borçluya tebliğ edildiği görülmüştür.
İzmir 19. İcra Müdürlüğü'nün 2012/997 esas sayılı dosyası ile 24.01.2012 tarihinde başlatılan icra takibi muteriz borçlu hakkında yapılmadığından, onun yönünden zamanaşımını kesmez. Buna göre borçlu hakkında İzmir 19. İcra Müdürlüğü'nün 2012/6304 esas sayılı icra takibinin başlatıldığı 10.05.2012 tarihine kadar zaman aşımını kesen bir işlem bulunmadığından, takip dayanağı çekin ibraz süresinin dolduğu tarih itibariyle uygulanması gereken 6762 Sayılı TTK. nun 726.maddesinde öngörülen altı aylık zamanaşımı süresi geçmiştir.
O halde, mahkemece, borçlunun zamanaşımı itirazının kabulü ile İİK’nun 169/a-5. maddesi gereğince itiraz eden borçlu yönünden takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi isabetsiz olup mahkeme kararının Dairemizce bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Borçlunun karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 09.09.2013 tarih ve 2013/19711 E. - 2013/27716 K. sayılı onama ilamının kaldırılmasına, Tokat İcra Hukuk Mahkemesi'nin 10.04.2013 tarih ve 2012/278 E. - 2013/92 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 05.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.