MAHKEMESİ : Akşehir İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 26/09/2013
NUMARASI : 2013/93-2013/95
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından Akşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/111 Esas ve 21.02.2012 tarihli ara kararı ile nafaka alacağının tahsili talebiyle başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinin kesinleşmesinden sonra borçlunun Akşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 09.07.2013 tarih ve 2012/111 Esas 2013/299 Karar sayılı boşanma kararını icra dairesine sunarak aylık nafakanın boşanma ilamı doğrultusunda tahsiline karar verilmesini istenmesi üzerine icra müdürlüğünce 4.919,59 TL fazla tahsilat yapıldığı ve bu miktarın 6 aylık nafakayı karşılaması nedeniyle Mart 2014 tarihine kadar dosyanın işleminin durdurulmasına, Mart 2014 tarihinde sonra talep halinde tekrar borçlunun maaşı için haciz müzekkeresi yazılmasına, bu tarihine kadar borçlunun maaşındaki haczin kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Öncelikle borçlunun icra dairesinden istemi, talep tarihinden itibaren nafaka kesintisinin ilama göre 700,00 TL üzerinden yapılmasına ilişkin olup icra müdürünün kararı talebin üzerinde olduğundan doğru değildir. Kaldı ki, ilamsız icra takibinde nafaka ara kararına ve kesinleşen takibe uygun olarak aylık 1.000,00 TL nafaka tahsilatı yapıldığına göre yanlışlıkla yapılan ödeme söz konusu olmayıp olayda İİK 361. maddesinin de uygulama yeri yoktur.
Öte yandan takibe konu alacak nafaka alacağı olduğundan ve nafaka alacağı haczedilemeyeceğinden borçluya iadesi gereken miktar olması halinde bunun işleyecek nafakadan mahsubu da mümkün değildir.
Bu durumda, icra müdürlüğünce yalnızca talep tarihinden itibaren ilama uygun olarak aylık nafakanın tahsiline karar verilmesi gerekirken borçlunun talebi de aşılarak yazılı şekilde işlem yapılması doğru olmadığından mahkemece şikayetin bu şekilde kabulü yerine tümden reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy