MAHKEMESİ : Muğla İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 22/05/2013
NUMARASI : 2012/345-2013/157
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Şikayetçi borçluların icra mahkemesine başvurularak 22.10.2012 tarihinde yapılan ihalesi yapılan her iki taşınmazın 1/2 hissesinin üçüncü kişiye ait olmasına rağmen tamamının satıldığını, karışıklığa sebebiyet verildiğini, kıymet takdirinin hatalı olduğu ileri sürülerek ihalelerin feshi talep ettikleri, mahkemece, gayrimenkullerin tamamı ipoteğe konu edilip tam hissesinin satışa konu edildiği, ayrıca 01.11.2010 tarihli ek bilirkişi raporuna göre taşınmazların tamamının kıymetlerinin belirlendiği, raporun verildiği tarihten itibaren 2 yıllık sürenin geçmediği istemin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İİK'nun 128/a-3 maddesine göre; “Kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren iki yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri istenemez. Ancak, doğal afetler ve imar durumundaki çok önemli değişiklikler meydana getiren benzer hallerde yeniden kıymet takdiri istenebilir.”. HGK.nun 26.02.1992 gün ve 1992/70-130 sayılı kararında “satışın kıymet takdirinin esas alındığı tarihten 2 sene sonra yapılmasının başlı başına ihalenin feshi sebebi sayılacağı” benimsenmiştir. Ayrıca, İİK.nun 128.maddesinde öngörülen 2 yıllık sürenin başlangıcının bilahare kesinleşmesi kaydı ile kıymet takdirinin yapıldığı tarih olduğu açıkça vurgulanmıştır. Bu husus kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece resen nazara alınmalıdır.
Somut olayda, ihalesi yapılan taşınmazların kıymet takdiri 08.09.2010 tarihinde yapılmış, satış tarihi olan 22.10.2012 tarihine göre yasada belirlenen 2 yıllık süre geçmiştir. Mahkemece ihalelerin feshine karar vermek gerekirken bu tarihin ek raporun verilme tarihi olarak kabulü ile istemin reddi isabetsizdir.
Öte yandan, İİK. nun 106-144.maddelerinde paraya çevirme ile ilgili hükümlere yer verilmiş, ihale tarihine göre 6352 sayılı yasa ile değişiklikten önceki haliyle uygulanması gereken aynı Kanunun 129/2.maddesine göre, ikinci artırmada satış yapılması halinde, artırma bedelinin, taşınmaz için tahmin edilmiş olan kıymetin en az % 40’ını bulması ve bundan başka paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını karşılaması zorunlu kılınmıştır. Bu durumda satış bedelinin, tüm icra masraflarını değil, paraya çevirme ve paylaştırma giderlerini karşılaması gerektiğinin hüküm altına alındığı görülmekte, satış talebinden ihale
tarihine kadarki paraya çevirme ve paylaştırma giderlerinin hesaplamada dikkate alınması gerekmektedir. Satışı istenen taşınmazın kıymetinin takdiri hakkındaki İ.İ.K.’nun 128.maddesi paraya çevirme başlığını taşıyan III. bölümde bulunmaktadır. Bu nedenle taşınmazın kıymetinin belirlenmesi için yapılan keşif ve bilirkişi masraflarının da tıpkı ilan giderleri gibi paraya çevirme masrafı olarak kabulü gerekir.
İhalesi yapılan 104 ada 8 nolu parselin ikinci satış günü satıldığı, 840.100,00-TL. olan satış bedelinin, 2.100.000,00-TL. tahmini değerin % 40’ı olan 840.000,00-TL. rakamına gazete ilan gideri 3.030,22-TL. ve kıymet takdiri gideri 1.800,00-TL.nin eklenmesiyle oluşan miktardan kendisine düşen kısmı karşılamadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece yasal bir zorunluluk olan bu hususun da re’sen gözetilerek ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru değildir.
SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy