MAHKEMESİ : Korkuteli İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 17/05/2013
NUMARASI : 2012/5-2013/46
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe karşı borçlunun, senetteki imzanın kendisine ait olmadığını belirterek imzaya itirazının kabulü istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, itirazın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Borçlunun icra mahkemesine başvurusu İİK.nun 170.maddesi kapsamında imzaya itiraz olup, mahkemece, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda imzanın borçluya ait olmadığı anlaşıldığından imzaya itirazın kabulüne karar verildiği görülmektedir.
Her ne kadar borçlu imzaya itiraz etmiş ise de, 27/12/2011 tarihinde Korkuteli Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/1963 soruşturma nolu dosyasında verdiği ifadesinde, kendisinden zorla boş senet alındığını, zorla boş senet imzalattıran kişilerden şikayetçi olduğunu belirtmiştir. Diğer yandan, yine aynı soruşturma dosyasında, talimat yoluyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yaptırılan bilirkişi incelemesi sonunda düzenlenen raporda, borçlunun baskı altında kalmadan 26/09/2011 tarihinde kooperatifin istediği, kasa açığına karşılık verdiği senedi imzaladığı, teslim ettiği bu senet karşılığında almış olduğu tediye makbuzuna, “Ben ....... 26/09/2011 tarihli denetleme kurulu tutanağına istinaden kooperatife olan borcuma karşılık senedi teslim ettim.” ibaresini kendi el yazısı ile yazarak kooperatif başkanı olarak o tarihte kendi muhasibi ..........'e teslim ettiği açıklanmıştır. Sözkonusu, borçlunun cumhuriyet savcılığındaki ifadesi ve alınan rapor ispat külfeti kendisinde olan alacaklı tarafından yargılama sırasında savunma olarak getirilmiş, ancak, mahkemece, bir değerlendirme yapılmamıştır.
O halde, mahkemece, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimat yoluyla aldığı raporda belirtilen tediye makbuzu getirtilmek ve gerek tediye makbuzuna gerekse cumhuriyet başsavcılığındaki ifadesine yönelik borçlunun beyanı alınmak suretiyle bir değerlendirme yapılarak olaşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Ayrıca;
İİK.nun 170/3.maddesi gereğince, imzaya itirazın kabulü kararı ile takip durur.
Somut olayda, mahkemece, imzaya itirazın kabulüne karar verildiği halde, takibin durdurulmasına hükmedilmemek suretiyle HMK.nun 297/2.maddesi hükmüne aykırı davranılması doğru değildir.
Öte yandan HMK’nun 297. maddesinin (1). fıkrasının (e) bendi gereği hükümde
“gerekçeli kararın yazıldığı tarihin” yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi
Full & Egal Universal Law Academy