MAHKEMESİ : Konya 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10/01/2013
NUMARASI : 2012/943-2013/23
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile yapılan takipte borçlu vekili; takibe kadar 6 aylık zamanaşımı süresinin geçtiğini ve takibin zamanaşımına uğradığını belirterek, takibin iptaline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece 6273 Sayılı Kanun'un 7. maddesi ile değiştirilen 6762 Sayılı TTK'nun 726. maddesine göre zamanaşımının 3 yıl olduğu, takibin bu maddenin yürürlüğe girmesinden sonra açıldığı, dolayısıyla olayda uygulanması gereken 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verildiği görülmektedir.
03.02.2013 tarih ve 28193 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6273 Sayılı Kanun'un 7. maddesiyle değişik 6762 Sayılı TTK'nun 726. maddesinde; "Hamilin; cirantalarla keşideci ve diğer çek borçlularına karşı haiz olduğu müracaat hakları ibraz müddetinin bitiminden itibaren üç yıl geçmekle müruruzamana uğrar..." hükmü yer almaktadır. 6273 Sayılı Kanun'un 8. maddesi ile de, 13.01.2011 tarihli ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 814. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan çek zamanaşımı ile ilgili "altı ay" ibaresi "üç yıl" şeklinde değiştirilmiştir. Zamanaşımı süresi usul hukuku işlemi olmayıp maddi hukuk işlemidir. Nitekim 6763 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Mer'iyet ve Tatbik Şekli Hakkında Kanun'un 2. maddesinde Türk Ticaret Kanunu'nun mer'iyetinden önce işlemeye başlamış bulunan zamanaşımı sürelerinin eski kanun hükmüne tabi olacağı öngörülmüştür. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren ve yeni Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Esasları Hakkında Kanun'un 6/1. maddesinde de aynen; "Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan zamanaşımı süreleri ile hak düşürücü süreler eski hukuka tabidir" şeklinde benzer bir hükme yer verilmiştir. 6102 Sayılı TTK'nun 814. maddesinin birinci bendinde (Eski TTK'nun 726/1. maddesi) çek zamanaşımının, çekin ibraz süresinin bitiminden itibaren başlayacağı belirtilmiştir. Bu yasal düzenlemeler ve ilkeler ışığında çek zamanaşımını 3 yıla çıkaran 6273 Sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 03.02.2012 tarihinden önce ibraz süresi dolan çeklerde zamanaşımı süresi altı ay, ibraz süresi bu tarihten sonra dolan çeklerde ise 3 yıl olmaktadır.
Somut olayda takibe konu çeklerden, keşide tarihleri 26.11.2011 ve 14.01.2012 olan çekler, ibraz süresinin bitim tarihine göre yürürlükte olan 6762 Sayılı Kanun'un 726. maddesinde öngörülen 6 aylık zamanaşımı süresine tâbi olup, takip tarihi olan 01.10.2012 tarihi itibariyle 6 aylık zamanaşımı süresinin belirtilen çekler yönünden dolduğu anlaşılmakla, mahkemece İİK'nun 169a/2. maddesi gereğince takibin 28.000 TL asıl alacak ve ferileri yönünden kısmen durdurulması gerekirken davanın tümden reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy