MAHKEMESİ : Silivri 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 06/03/2013
NUMARASI : 2013/62-2013/81
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 18.06.2013 tarih, 12861/22733 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi yapılmış, borçlu şirket vekili Bakırköy 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/412 Esas sayılı iflasın ertelenmesine ilişkin davada verilen 08.11.2012 tarihli tedbir kararını icra dosyasına ibraz ederek borçlu hakkında yapılan işlemlerin durdurulmasını talep ettiği, bilahare alacaklı vekilinin takibe konu çeklerin borçlu tarafından işçilik (maaş) alacakları mukabilinde verilmiş olduğu, alacaklarının İİK.nun 206. madde gereğince 1. sıra niteliğinde olup mahkeme kararında bu tür alacaklara yönelik bir tedbir verilmediği gerekçeleri ile haciz talebinde bulunduğu, icra müdürlüğünce, alacaklı vekilinin talebinin reddine, takibin İİK.nun 179/b maddesi gereğince durdurulmasına karar verildiği, alacaklı vekilinin şikayeti üzerine, mahkemece “takibe dayanak senetlerden, alacağın işçi alacağından kaynaklanan kıdem tazminatı alacağı olduğunun anlaşıldığı” belirtilerek icra müdürlüğü kararının kaldırıldığı anlaşılmıştır.
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla çeke dayalı olarak takip yapılmış olup, çekten kaynaklanan alacağın işçilik alacağı olduğu iddiası alacaklının soyut beyanı dışında başkaca geçerli bir delille ispatlanamamıştır. Ödeme emrinde takibe konu çeklerin iş ilişkisinden kaynaklanan ücret alacağına istinaden verildiğinin belirtilmesi takibin şekline göre borçlu aleyhine hukuki sonuç doğurmaz. Taraflar arasında işveren işçi ilişkisinin bulunduğunun ispatlanmış olduğu kabul edilse dahi bu durum takibe konu çeklerin İİK.nun 206. maddesinin 1. sırasındaki alacaklara ilişkin olduğunu göstermez. Borçlunun bu yönde bir kabulü de bulunmadığına göre tedbir kararı uyarınca takip yapılamayacağından şikayetin reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekirken Dairemizce onandığı anlaşıldığından Dairemiz onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ :Borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 18.06.2013 tarih ve 2013/12861-22733 sayılı onama kararının kaldırılmasına, Silivri 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 06.03.2013 tarih ve 2013/62-81 sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 10.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy