MAHKEMESİ : Körfez Asliye Hukuk Mahkemesi (İcra Hukuk)
TARİHİ : 04/07/2013
NUMARASI : 2013/37-2013/109
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından faturalara dayalı olarak başlatılan genel haciz yoluyla takipte borçlu şirket, merkezinin Ankara olduğunu, bu nedenle Ankara icra müdürlüklerinin yetkili olduğunu beyan ederek yetki itirazında bulunmuştur. Alacaklının borçlu şirketin yetki itirazının kaldırılmasını talep etmesi üzerine, mahkemece takibe konu borcun götürülecek borçlardan olduğu, HUMK.'nun 10 ve B.K.'nun 73. maddesi uyarınca alacaklının bulunduğu yer icra müdürlüklerinin yetkili olduğu, alacaklının adresinin ....olduğu belirtilerek borçlunun yetki itirazının kaldırılmasına, davalının alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında düzenlenen ve inkar edilmeyen sözleşmenin 35. maddesinde Körfez Mahkemeleri'nin ve icra dairelerinin yetkili olduğuna dair düzenleme bulunmaktadır. Takip tarihi itibariyle yürürlükte olan 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yetki sözleşmesini düzenleyen 17.maddesinde, tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler.
Görüldüğü üzere, yetki sözleşmesi düzenleyebilecek şahıslar sadece tacirler veya kamu tüzel kişileri olarak belirlenmiştir. Maddede bahsi geçen tacir sıfatının Türk Ticaret Kanunu'na göre tayin edilmesi gerekir.
Takip tarihi itibariyle yürürlükte olan, 6762 Sayılı TTK'nun 18. maddesinde, ticaret şirketleriyle, gayesine varmak için ticari bir işletme işleten dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince hususi hukuk hükümleri dairesinde idare edilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere devlet, vilayet, belediye gibi amme hükmi şahısları tarafından kurulan teşekkül ve müesseseler dahi tacir sayılırlar.
Somut olayda, alacaklının anonim şirket ve borçlunun limited şirket olduğu, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'na göre alacaklı ve borçlunun tacir oldukları, taraflar arasında düzenlenen ve inkar edilmeyen sözleşmede ....İcra Daireleri'nin yetkisinin kabul edildiği görülmektedir. Söz konusu sözleşmedeki yetki şartı geçerlidir ve tarafları bağlar. Hal böyle olunca, alacaklı şirketin ... İcra Müdürlüğü'nde takip yapmasında yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkeme kararında eski yasaların hükümlerinin belirtilmesi varılan sonuca etkili değildir.
Ancak İİK'nun 68/son madesinin ilk cümlesine göre itirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde borçlu, talebin aynı nedenlerle reddi halinde ise alacaklı diğer tarafın talebi üzerine tazminata mahkum edilir. İcra mahkemesince sadece yetki itirazının kaldırılmasına karar verildiği ve esasa ilişkin nedenlerle itiraz kaldırılmadığı halde alacaklı yararına tazminata hükmedilmesi isabetsiz ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile ......İcra Hukuk Mahkemesinin 04.07.2013 tarih ve 2013/37 E. 2013/109 K. sayılı kararının hüküm bölümünün tazminatla ilgili 2. bendinin karar metninden çıkartılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy