MAHKEMESİ : Bursa 6. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10/10/2013
NUMARASI : 2013/699-2013/716
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değilse de;
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine bir adet çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine geçilmiş, borçlu tarafından ilk düzenlenen 10 örnek ödeme emrinden farklı olarak daha yüksek alacak miktarını içeren ikinci bir ödeme emri hazırlanmasına ilişkin icra dairesi işleminin iptali için şikayet yoluna başvurulmuştur.
Mahkemece, aynı istemle daha önce açılmış bir dava olduğu ve davanın Bursa 6. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2013/499 Esas sayılı dosyasında derdest olduğu belirtilerek HMK'nun 114/1-I maddesi gereğince aynı kanunun 115/2. maddesi uyarınca istemin dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Mahkemece derdest olduğu belirtilen Bursa 6. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2013/499 E, 2013/784 K. sayılı dosyasında borçlunun isteminin borca itiraz olarak nitelendirildiği, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 günlük sürede borca itiraz edilmediğinden istemin süreden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK'nun 16. maddesinde düzenlenen şikayet başvurusu ile İİK'nun 169 ve 169/a maddesinde düzenlenen borca itiraz birbirinden farklı hukuki müesseselerdir. Borçlunun aynı takipte ikinci ödeme emri düzenlenmeyeceğine ve ikinci ödeme emrinin düzenlenmesine dair icra dairesi işleminin iptaline ilişkin istemi İİK'nun 16. maddesi kapsamında süresiz şikayet niteliğindedir ve İİK'nun 16/2. maddesi uyarınca her zaman ileri sürülebilir.
Bu sebeple şikayetçinin isteminin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle dava şartı yokluğu sebebiyle istemin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Öte yandan HMK’nun 297. maddesinin (1). fıkrasının (e) bendi gereği hükümde “gerekçeli kararın yazıldığı tarihin” yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy