MAHKEMESİ : Gölbaşı(Ankara) İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/09/2013
NUMARASI : 2013/56-2013/106
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
6762 Sayılı TTK'nun 702. maddesinde "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kimse, son ciro beyaz ciro olsa bile kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde selahiyetli hamil sayılır. Çizilmiş cirolar bu hususta yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro takip ederse, bu son ciroyu imzalayan kimse, çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır" denilmiştir.
Somut olayda; takip alacaklısı ...'ın ibraz anında takibe konu 20.09.2011 keşide tarihli 5.000,00 TL bedelli çekteki ciro silsilesi içerisinde yer almadığı çek fotokopisinden anlaşılmaktadır. Çeki ibraz eden ... olup, bu kişinin ibrazdan sonra takip yapan alacaklıya bir cirosu yoktur. Hukuk Genel Kurulu'nun 24.04.1996 tarih 1996/12-136 E., 1996/288 K. sayılı kararında da açıklandığı gibi, hamile yazılı bir çekin bankaya ibrazından sonra ciro edilmeksizin başkasına elden devri olanaksızdır. İbrazdan sonra alacaklının çekte hak sahibi olabilmesi için TTK'nun 705. maddesi uyarınca adına alacağın temliki sonucunu doğuran bir cironun bulunması gerekir.
O halde mahkemece, hiçbir inceleme yapılmaksızın re'sen İİK.nun 170/a maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek inceleme yapılıp, imzaya itirazın kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi doğru değil ise de, sonuçta şikayetçi borçlu hakkındaki takibin iptaline karar verildiğinden karar sonucu itibariyle doğru olup, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak, İİK.nun 170/a maddesinde inkar tazminatına ve para cezasına yer verilmediğinden, mahkemece alacaklı aleyhine inkar tazminatına ve para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Gölbaşı/Ankara İcra Hukuk Mahkemesi'nin 25.09.2013 tarih ve 2013/56-106 sayılı kararının hüküm bölümünün tazminatla ilgili (2) nolu, para cezası ile ilgili (3) nolu bendinin tümünün karar metninden çıkartılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy